Şeyma YAVUZ, Vildan ÖZKOCAMAN, Vildan GÜRSOY, Tuba ERSAL, İbrahim Ethem PINAR, Fazıl Çağrı HUNUTLU, Ezel ELGÜN, Fahir ÖZKALEMKAŞ
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;52(1):1-8
Waldenström makroglobulinemisi, nadir görülen bir lenfoplazmasitik lenfomadır ve monoklonal IgM üretimiyle karakterizedir. Hiperviskozite sendromu, anemi, nöropati gibi semptomlara yol açabilir. Tedavi endikasyonu spesifik bir IgM düzeyine bağlı değildir; klinik duruma göre karar verilir. Bu çalışma, X Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı Polikliniğinde 2019-2024 yılları arasında Waldenström makroglobulinemisi (WM) tanısı alan hastaların tedavi yanıtlarını retrospektif olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya 29 hasta dahil edildi. Hastaların demografik verileri ve birinci ve ikinci basamak tedavi yanıtları incelendi. Medyan tanı yaşı 78'di; %69'u erkekti. Median izlem süresi 58,76 ay idi. IPS risk skoruna göre %20,7'si düşük, %27,6'sı orta, %51,7'si yüksek riskliydi. Hastaların %82'sine tedavi başlandı; en çok kullanılan rejim rituksimab ve bendamustin (R-Benda) oldu. Birinci basamakta tedaviye yanıt oranı %75,9 idi. Laboratuvar parametrelerinden hemoglobin, platelet ve LDH değerleri mortaliteyi ayırt etmede öngördürücü parametreler olarak değerlendirildi. Tanı anı IPS risk skoru ile sağkalım arasında anlamlı farklılık yoktu (p>0,05). Sağkalım farkı Kaplan-Meier analizi ile değerlendirildi. Birinci basamak tedavide yanıt alınan hastaların daha uzun sağkalım gösterdiği görüldü. Konvansiyonel immünokemoterapiler, WM tedavisinde halen etkili ve tolere edilebilir tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır. Ancak Bruton Kinaz inhibitörleri (BTK) gibi yeni ajanlarla karşılaştırmalı daha geniş çalışmalara ihtiyaç vardır. WM yönetiminde tedavi kararı bireyselleştirilmeli, hasta özellikleri ve klinik bulgulara göre karar verilmelidir.