X VE Z KUŞAKLARINDA TOPLUMSAL CİNSİYET ROLÜ TUTUMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI: TIP EĞİTİMİ BAŞLANGICINDAKİ BİR ARAŞTIRMA GRUBU DENEYİMİ

Sena ŞAHİN, Ahmet ÇAKAR, Ahmet Sait TOKTAŞ, Berke Doğan DEVECİ, Feyza CİN, İlayda PARLAK, Nurefşan YAŞAROĞLU, Osman Efe SÖYLER, Sema SAVAŞ, Şevval COŞKUN, Diğdem GÖVERTİ

Tıp Eğitimi Dünyası - 2026;25(76):124-134

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kocaeli

 

Giriş: Toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyetten farklı olarak toplum tarafından bireye yüklenen rol ve beklentileri ifade eder. Bu çalışma, kuşak çatışması ekseninde X ve Z kuşaklarının toplumsal cinsiyet rollerine yönelik tutumlarını karşılaştırmalı olarak incelemeyi ve yerleşik mesleki kalıp yargıları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Kesitsel tanımlayıcı tipteki bu araştırma, Tıp Fakültesi Dönem 1 Toplumsal Duyarlılık Projesi (TODUP) kapsamında yürütülmüştür. Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu onayı alınan çalışmada; X (n=50) ve Z (n=50) kuşaklarını temsil eden toplam 100 katılımcıya sosyodemografik form, meslek senaryoları ve Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği uygulanmıştır. Veriler bağımsız örneklem t-testi ile analiz edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların toplumsal cinsiyet algısı puanları arasında cinsiyete göre istatistiksel olarak çok güçlü ve anlamlı bir fark saptanmıştır (p < 0,05); kadınların eşitlikçi tutum puanları (110,97) erkeklerden (91,46) belirgin düzeyde yüksektir. Beklentilerin aksine X (106,76) ve Z (105,40) kuşakları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p = 0,529). Meslek senaryolarında; siyasi liderlik (%84) ve CEO (%79) rolleri yüksek oranlarda erkek cinsiyetiyle, okul öncesi öğretmenliği (%89) ise kadın cinsiyetiyle özdeşleştirilmiştir. Tartışma: Toplumsal cinsiyet rolü tutumlarındaki temel ayrışmanın kronolojik bir kuşak farkından ziyade, bireylerin maruz kaldığı toplumsal cinsiyete dayalı sosyalleşme örüntüleri bağlamında şekillendiğini ortaya koymaktadır. Mesleki rollerdeki geleneksel kalıpyargıların varlığını sürdürmesi, hekim adaylarının yürüttüğü bu tür projelerin farkındalık yaratmadaki önemini vurgulamaktadır. Toplumsal eşitlik stratejilerinde özellikle erkek bireylerin farkındalığını artıracak hedeflere odaklanılması önerilmektedir.