YANN QUEFFELEC’İN “BARBAR DÜĞÜNLER” ROMANINDAKİ BABA KAVRAMININ PSİKANALİTİK AÇIDAN İNCELENMESİ

NİYAZİ ILIK

Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi - 2018;2(4):259-270

Araştırma Görevlisi, Lefke Avrupa Üniversitesi Psikoloji Bölümü

 

Türk Medeni Kanunu’na göre; baba kelimesinin biyolojik olarak taşıdığı anlam, bir erkeğin bir kadına sperm vererek bir çocuğun dünyaya gelmesinde rol almasıdır. Babalık rolü bebeğin doğumuyla birlikte aktif olarak başlar. Her iki cinsiyete sahip olan bebekte de, yaşamının daha ilk yıllarından itibaren anne-babalarından cinsiyetine uygun tutum, ilgi ve davranışları öğrenmeye başlarlar. İlk etapta cinsiyetine uyumlu oyuncak ve kıyafetlerle başlayan bu maraton daha sonra aynı cinsiyetteki ebeveynin model olarak benimsenmesiyle devam etmektedir. Etraftakilerin yönlendirmesine belirli bir zaman sonra karşılık vermeye başlayan bebek, hem cins modellerini taklit etmeye, cinsiyetine uygun aktiviteleri benimsemeye başlar. Bu süreç başladığında bebeğin varoluşundan getirdiği genetik farklılıkların üzerine sosyalleşme aşamasının farkları da eklenerek kadın ve erkek cinsiyet rolleri belirginleşmeye başlar. Bu dönemde bebeğin rol alabileceği bir babanın var olması bebeğin gelişim sürecinin sağlıklı ve hızlı ilerleyişine olumlu katkılarda bulunmaktadır (Kuzucu,2011). Yann Queffelec’in ’’Barbar Düğünler’’ romanında sevdiği adam tarafından tecavüz uğrayan Nicole ve tecavüz sonucunda dünyaya gözünün açtığı andan itibaren anne nefretiyle karşılaşan Ludovic adında bir erkek çocuğun hikâyesine değinilmektedir. Çok korktuğu annesinden bir an olsun vazgeçmeyip annesine kavuşabilmek için her yolu deneyen erkek çocuğun hayatı eserde yansıtılmaktadır. Tecavüz, toplumda sık görülmekle birlikte kadının erkek tarafından cinsel ve fiziksel şiddete maruz bırakılmasıyla açıklanmaktadır. İstenmeyen bir bebek olarak dünyaya gelen Ludovic’in hiç var olmayan baba ile özdeşleşme çabası psikanalitik olarak değerlendirilecektir.