YAPAY ZEKA KABUL ÖLÇEĞİ NİN TÜRKÇEYE UYARLANMASI: HEKİMLER ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Kaan Can UYANIK, Gamze YORGANCIOĞLU TARCAN

Hacettepe Sağlık İdaresi Dergisi - 2026;29(3):661-686

İstanbul Aydın Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık Yönetimi Bölümü, İstanbul

 

Yapay zeka (YZ) teknolojilerinin sağlık hizmetlerinde devrimsel bir dönüşüm yarattığı günümüzde, bu teknolojilerin başarısı yalnızca algoritmaların teknik gücüne değil, aynı zamanda hekimlerin bu sistemlere duyduğu güvene ve kabul düzeyine bağlıdır. Ancak literatürdeki standart teknoloji kabul modelleri, YZ'nin getirdiği "kara kutu" (şeffaflık eksikliği ) ve "ikame krizi" gibi etik ve mesleki bariyerleri ölçmekte yetersiz kalmaktadır. Bu gereksinimden hareketle gerçekleştirilen bu çalışma, Hameed vd. , (2023) tarafından geliştirilen ve etik boyutları da içeren Yapay Zeka Kabul Ölçeği'ni Türkçeye uyarlamayı , geçerlilik ve güvenilirlik analizlerini yapmayı ve Türk hekimlerinin YZ algısının altında yatan faktör yapısını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Metodolojik bir araştırma olan çalışmanın verileri, İstanbul ve Ankara illerindeki kamu ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan 407 hekimden toplanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliğini test etmek için uygulanan ilk Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda, orijinal 9 boyutlu yapının Türk verisine tam uyum sağlamadığı (CFI<0,90) görülmüştür. Psikometrik açıdan yetersiz kalan "Sosyal Etki" boyutunun veri setinden çıkarılmasının ardından uygulanan Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile 8 boyutlu ve 30 maddelik kültüre özgü yeni bir yapı keşfedilmiştir. Analiz bulguları, Türk hekimlerinin "güven" ve "şeffaflık" kavramlarını birbirinden ayrışmaz bir bütün olarak algıladığını (Güven ve Şeffaflık Boyutu) ve sisteme güvenmek için açıklanabilirliği ön koşul olarak gördüklerini ortaya koymuştur. Ayrıca, orijinal ölçekte yer almayan "Denetim" boyutu bağımsız bir faktör olarak belirmiş; hekimlerin malpraktis kaygıları nedeniyle süreç üzerinde insani kontrol yetkisini şart koştukları saptanmıştır. Yeniden yapılandırılan bu 8 boyutlu model, nihai DFA ile yüksek uyum değerlerine (chi2/sd=2,357; RMSEA=0,058; CFI=0,927) ulaşarak doğrulanmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, YZ kabulünün sadece teknik bir fayda meselesi olmadığını; şeffaflık, güven ve mesleki otonominin korunması temeline dayanan çok boyutlu bir süreç olduğunu kanıtlamış ve Türk literatürüne geçerli bir ölçüm aracı kazandırmıştır.