Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

YAPILANDIRILMIŞ EĞİTİMİN AİLE HEKİMLİĞİ ASİSTANLARININ ORAL NÜTRİSYONEL SUPLEMENT KULLANIMINA İLİŞKİN BİLGİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Sibel Çavdar, Fatma Özge Kayhan Koçak, Melike Akçakaya, Meryem Çakır, Nurdan Tekgül

Family Practice and Palliative Care - 2025;10(3):111-117

Department of Internal Medicine, Division of Geriatrics, Izmir City Hospital, İzmir, Türkiye

 

Giriş : Aile hekimleri, birincil, ikincil ve üçüncül bakım seviyelerinde ve ayrıca palyatif bakım ve evde sağlık hizmetlerinde aktif olarak yer alan doktorlardır ve sıklıkla yetersiz beslenmesi olan hastalarla karşılaşırlar. Aile hekimliği asistanlarının eğitimleri sırasında yetersiz beslenmeyi nasıl yöneteceklerini öğrenmeleri çok önemlidir. Ancak literatürde, aile hekimliği asistanlarının eğitim müdahaleleri yoluyla oral besin takviyelerinin (ONS) kullanımıyla ilgili becerilerini değerlendiren bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma, aile hekimliği asistanlarının ONS hakkındaki bilgilerini iyileştirmede yapılandırılmış, kılavuza dayalı bir eğitim oturumunun etkinliğini değerlendirmektedir. Yöntem : Bu kılavuza dayalı eğitim müdahale çalışması, 24 Mart 2025'te üçüncü basamak bir hastanede yürütülmüştür. Otuz beş aile hekimliği asistanı bir saatlik eğitim oturumuna katılmıştır; 33'ü hem ön hem de son testleri tamamlamıştır. Klinik Enteral ve Parenteral Beslenme Derneği'nin (KEPAN) ONS hakkındaki fikir birliği raporu kullanılarak çoktan seçmeli 12 soru geliştirilmiştir. Eğitim, testle aynı bilgi alanlarını kapsıyordu ve ONS kullanımıyla ilgili ulusal fikir birliğine uyacak şekilde tasarlanmıştı. Eğitim öncesi ve sonrası yanıtlar Wilcoxon işaretli sıralama ve McNemar testleri kullanılarak karşılaştırıldı. p değeri <0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular : 33 asistan hekimin (ortalama yaş: 28,45 +/- 3,77 yıl) %66,70'sinin daha önce beslenme eğitimi almadığı belirlendi. ONS endikasyonları (%81,8) ve taburculukta ONS planlaması (%84,8) gibi konularda başlangıç bilgi düzeyi zaten görece yüksekti ve eğitim sonrasında bu sorulara doğru yanıt verme oranı %100'e ulaştı. Katılımcıların %76,7'si malnütrisyonu tanımlama ve ONS başlama konusunda kendini yeterli hissetti. Eğitim öncesi ONS kullanımı ile ilgili değerlendirmede 12 sorudan 6'sında (saklama, günlük uygulamalar, hasta takibi, komorbiditeler ve özel durumlar, ve kıvam artırıcı kullanımı) bilgi düzeyi %50'nin altındaydı. Eğitim sonrası yalnızca komorbid hastalıklarda ONS kullanımıyla ilgili bilgi düzeyi %50'nin altında kaldı; ancak bu alanda da anlamlı bir artış gözlemlendi; doğru yanıt oranı %6,1'den %45,5'e yükseldi (p<0,001). Eğitim sonrası tüm sorularda doğru yanıt oranı artarken, özellikle ONS endikasyonları, saklama koşulları, günlük uygulamalar, komorbid hastalıklarda ONS kullanımı, yutma bozuklukları, yaşlı hastalarda ONS kullanımı ve kıvam artırıcı kullanımı ile ilgili sorularda anlamlı bilgi artışı kaydedildi (p<0,005). Eğitim sonrası anketin ortalama puanı 6,6 +/- 2,4'ten 9,7 +/- 1,4'e yükseldi (p<0,001). Tüm katılımcılar eğitim oturumundan fayda sağladıklarını belirtti. Ancak eğitim sonrası, ONS kullanımının takibi ve kesilmesi gibi hasta izlem süreçleri ile kanser, komorbid hastalıklar ve kalça kırığı gibi özel hasta gruplarında ONS kullanımı konularında bilgi eksikliklerinin devam ettiği görüldü. Sonuç : Bir saatlik eğitim oturumu, aile hekimliği asistanlarının ONS kullanımına ilişkin bilgi düzeylerini anlamlı ölçüde artırmıştır. Kısa süresine rağmen, katılımcılar eğitimden yüksek memnuniyet bildirmiş ve malnütrisyon yönetimi konusunda kendilerini daha hazırlıklı hissetmişlerdir. Aile hekimliği programlarına kılavuzlara dayalı yapılandırılmış beslenme eğitimlerinin entegre edilmesi, klinik karar verme süreçlerini ve hasta sonuçlarını iyileştirebilir. Ancak ONS kullanımına dair özel durumlar, daha yoğun ya da uzun süreli, mentorluk veya dijital öğrenme modülleriyle desteklenmiş eğitim formatlarını gerektirebilir.