YARI OTONOM SÜRÜŞÜN KALP ATIŞ HIZI DEĞİŞKENLİĞİ VE KAYGI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Hakan GÖÇER, Ahmet Barış DURUKAN, İbrahim DUVARCI

Koşuyolu Heart Journal - 2026;29(2):101-106

Department of Cardiology, Private Edremit Korfez Hospital, Balikesir, Türkiye

 

Amaç: Geleneksel sürüş, sürücülere önemli ölçüde bilişsel ve fiziksel yük getirir ve genellikle stres, yorgunluk ve kardiyovasküler risk artışına neden olur. Yarı otonom sürüş teknolojileri bu yükleri hafifletebilir. Yarı otonom sürüşün otonom sinir sistemi aktivitesi ve kaygı üzerindeki etkilerini, kalp atış hızı değişkenliği (HRV) ve doğrulanmış kaygı ölçümlerini manuel sürüşle karşılaştırarak değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Kırk beş sağlıklı yetişkin, manuel ve yarı otonom koşullar altında aynı güzergahta araç kullanırken Holter izleme yöntemiyle kalp atış hızı değişkenliği (HRV) analizine tabi tutuldu. Frekans alanı (LF/HF oranı), zaman alanı (SDNN, RMSSD, pNN50) ve doğrusal olmayan indeksler (örnek entropi, DFA alpha 1) değerlendirildi. Ortalama kalp atış hızı, maksimum kalp atış hızı ve minimum kalp atış hızı da analiz edildi. Kaygı, Durum-Özellik Kaygı Envanteri (STAI; 20-80 aralığı) ve 10 puanlık görsel analog ölçek (VAS) ile değerlendirildi. Bulgular: Yirmi iki erkek ve 23 kadın katılımcı vardı. Katılımcıların ortalama yaşı 34,7+/-6,9 idi. Yarı otonom sürüş, manuel sürüşe kıyasla anlamlı ölçüde daha düşük LF/HF oranı ile ilişkiliydi (1,7+/-0,5'e karşı 2,9+/-0,7; p<0,001). Zaman alanı HRV indeksleri, daha yüksek SDNN (61,5+/-10,1 vs. 43,6+/-8,9 ms), RMSSD (47,8+/-8,3 vs. 29,1+/-6,8 ms) ve pNN50 (23,5+/-6,2% vs. 12,9+/-4,6%; tümü p<0,001) ile iyileşti. Doğrusal olmayan ölçümler, örnek entropisinde artış (1,41+/-0,27 vs. 1,14+/-0,22; p<0,01) ve DFA alpha1'de azalma (1,04+/-0,13 vs. 1,18+/-0,15; p<0,01) gösterdi. Ortalama kalp atış hızı 82,4+/-9,1'den 75,8+/-8,3 bpm'ye düştü (p<0,001). Anksiyete sonuçları bu bulgularla paralellik gösterdi: VAS puanları daha düşüktü (3,7+/-0,8 vs. 6,1+/-1,0; p<0,001) ve STAI-State azaldı (38,4+/-6,1 vs. 47,1+/-6,5; p<0,001), STAI-Trait ise değişmedi (43,5+/-6,8 vs. 45,0+/-7,3; p=0,12). Sonuç: Yarı otonom sürüş, sempatik baskınlığı ve kaygıyı azaltırken parasempatik aktiviteyi ve HRV karmaşıklığını artırdı. Bu bulgular, yarı otonom sürüşün potansiyel psikofizyolojik faydalarını ortaya koyabilir ve daha geniş ve daha çeşitli popülasyonlarda doğrulanmasını gerektirebilir.