Hatice Kübra BOZKURT, Fatma Zehra GÜMÜŞ SELEK, Ercan KARABABA, Bülent SATAR
Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi - 2026;34(1):41-48
Amaç: Bu çalışmanın amacı, yaşlı bireylerde azalmış ses toleransı (AST) alt tiplerinin yaygınlığını belirlemek ve bu durumların depresif semptomlar ve işitsel değişkenlerle olan ilişkilerini incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Katılımcıların odyolojik değerlendirmelerinin ardından AST belirtileri, Azalmış Ses Toleransı Tarama Ölçeği-Tarama (ASTÖ-T), depresif semptomlar Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ) ve tinnitus şikâyeti Tinnitus Engel Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Bulgular: AST alt tiplerinden en sık bildirilen hiperakuzi (%62,7) olmuştur. Bunu sırasıyla fonofobi (%46,3) ve mizofoni (%43,3) takip etmiştir. GDÖ ile ASTÖ-T puanları arasında genel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Ancak sol kulakta ölçülen saf ses ortalaması (r=0,257; p=0,036) ve konuşma tanıma eşiği (r=0,287; p=0,020) ile GDÖ puanları arasında zayıf düzeyde anlamlı pozitif korelasyon bulunmuştur. Tinnitus şikâyeti olan bireylerde tüm ASTÖ-T puanlarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada, yaşlı bireylerde ASTÖ-T alt tiplerinin dikkate değer bir yaygınlığa sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bulgular, depresif belirtiler ile işitme eşikleri arasında anlamlı ilişkiler olabileceğine ve tinnitus öyküsü bulunan bireylerde ASTÖ-T puanlarının daha yüksek olabileceğine işaret etmektedir. Bu ilişkilerin nedenselliğini ortaya koyabilmek için daha geniş örneklemlerle yapılacak ileri düzey çalışmalara ihtiyaç vardır.