YAŞLILARDA UYKU BOZUKLUĞUNUN RUH HALİNE FONKSİYONEL AKTİVİTEYE VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ

ŞULE ŞAHİN ONAT

European Journal of Geriatrics and Gerontology - 2013;5(3):109-116

Ankara Fizik Tedavi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü, Ankara, Türkiye

 

Giriş: Çalışmanın amacı geriatrik bireylerdeki uyku bozukluğunun bireylerin ruh haline, yaşam kalitesine ve fonksiyonel aktiviteye etkisini araştırmaktır. Materyal ve Metod: Çalışmaya ≥65 yaş 160 birey alındı. Mental durumun değerlendirilmesinde mini mental test, fonksiyonelliği belirlemede fonksiyonel aktivite skoru, uyku bozukluğunu değerlendirmek için Pittsburg uyku kalitesi indeksi (PUKİ), depresyonu değerlendirmede Yesavage geriatrik depresyon ölçeği, yaşam kalitesini belirlemede SF-36 yaşam kalitesi ölçeği kullanıldı. Bulgular: Hastaların 64’ünde uyku bozukluğu varken 79’unda bulunmamaktaydı. Uyku bozukluğu olan bireylerin yaş ortalaması uyku bozukluğu olmayanlarınkinden yüksekti. İki grup arasında cinsiyet, medeni durum, sigara kullanımı varlığı açısından farklılık yoktu. Uyku bozukluğu olan geriatrik bireylerin uyku kalitesi puan ortalamalarının dağılımı incelendiğinde bireylerin öznel uyku kalitesi ve uyku bozukluğu skorunda en yüksek puanlara, alışılmış uyku etkinliği ve uyku ilacı kullanımı skorlarında ise en düşük puanlara sahip oldukları gözlendi. Uyku bozukluğu olan geriatrik bireylerin depresyon skor ortalamaları, uyku bozukluğu olmayanlarınkinden yüksek bulundu. Fonksiyonel aktivite skoru parametrelerinin hepsi uyku bozukluğu olan bireylerde düşük bulundu. Yaşam kalitesinin alt parametrelerinden fiziksel fonksiyon, ağrı, genel sağlık, enerji, ruhsal durum rolü, mental sağ- lık skorları uyku bozukluğu olan bireylerde düşük bulundu (p< 0.005). İki grup arasında fiziksel rol güçlüğü ve sosyal fonksiyon skorları açısından fark bulunmadı. SF-36’nın hem fiziksel ve hem de mental sağlık skorlarının her ikisi de uyku bozukluğu olanlarda düşük bulundu. Sonuç: Bu çalışmada yaşlı bireylerde çok sık görülen uyku bozukluğunun ruh haline, fonksiyonelliğe ve yaşam kalitesine olumsuz etkisi ortaya konmuştur. Günlük yaşam aktivitelerini bu kadar etkileyen ve önemli huzursuzluk kaynağı olan uyku yakınmaları hiçbir zaman “basit normal yaşlanma” olarak düşünülmemelidir.