Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

YATARAK TEDAVİ GÖREN PSİKİYATRİ HASTALARINDA İNTİHAR GİRİŞİMİNİN KLİNİK ÖZELLİKLER VE SOSYODEMOGRAFİK DEĞİŞKENLERLE İLİŞKİSİ

SELMA BOZKURT ZİNCİR, SERKAN ZİNCİR, SELCEN DOĞRU KÖŞKER, ESRA AYDIN SÜNBÜL, ARZU ETLİK AKSOY, RUMEYSA YENİ ELBAY, FATMA FERİHA CENGİZ, SENA GÜRDAL, FİLİZ İZCİ, ÜMİT BAŞAR SEMİZ

Psychiatry and Behavioral Sciences - 2014;4(2):53-58

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı yatarak tedavi gören psikiyatri hastalarında intihar girişiminin sıklığını saptamak ve hastaların klinik özellikleri ile bazı sosyodemografik değişkenler arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem: Bu çalışmaya Ocak 2011-Mart 2013 tarihleri arasında Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nde yatarak tedavi gören toplam 2000 hasta dahil edilmiş ve bu hastalar arasında özgeçmişinde intihar girişimi öyküsü olan 277 (%13.8) hastanın tıbbi kayıtları geriye dönük olarak incelenerek intiharla ilişkili olabilecek bazı sosyodemografik veriler ve klinik özellikler açısından değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmanın sonuçlarına göre intihar girişimi olan hastaların yaş ortalaması 33.26±12.71 olup en küçük yaş 15 en büyük yaş 70 idi. Olguların cinsiyet dağılımı %67.1 kadın ve %32.9 erkek şeklinde (Kadın/Erkek oranı ~ 2) idi. Tüm olguların %54.5’i bekar idi. Kadınlar erkeklere göre daha sık intihar girişiminde bulunmuşlardı (?2=32.5, p<0.0001). İntihar girişiminin daha sıklıkla herhangi bir işte çalışmayanlarda (%57.8) ve dürtü kontrolünde zorluk yaşayanlarda olduğu, intihar girişimi sonrası en sık konulan psikiyatrik tanının major depresyon (%49.5) olduğu bulunmuştur. En sık intihar girişiminin ilaç alınması (%62.5) yoluyla olduğu, bunu fare zehiri içme (%12.6), bilek kesme (10.5), yüksekten atlama (%7.6), ası (%5.8) ve tüpgaz/doğalgaz açma (%1.1) yöntemlerinin izlediği belirlenmiştir. Tartışma: Bu çalışmada elde edilen sonuçlara göre intihar girişiminde bulunan psikiyatrik hastalar sosyodemografik ve klinik özellikler açısından genel olarak literatürle uyumludur. Çalışmamızda intihar girişimi sonrası konulan tanılar arasında depresyonun ilk sırada yer alması, depresyonun yatan hastalar için en önemli risk etkeni olduğunu desteklemektedir.