YAYGIN HİPERPİGMENTASYONLA BAŞVURAN HASTALARIN KLİNİK VE DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

AYŞE AKBAŞ, FADİME KILINÇ

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2020;31(3):272-280

Ankara Şehir Hastanesi Dermatoloji Kliniği, Ankara, Türkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Hiperpigmentasyon epidermis ve dermiste pigment birikmesiyle karakterize bir durumdur. Primer kutanöz amiloidoz (PKA), postinflamatuvar hiperpigmentasyon (PİH), eritema diskromikum perstans (EDP), notaljia parestetika (NP), ilaç reaksiyonu (İR) gibi bir çok dermatolojik hastalık vücutta kazanılmış hiperpigmentasyona neden olabilmektedir. Bu çalışmada; yaygın hiperpigmentasyonla başvuran hastalarda etyolojik nedenler, hastaların demografik özellikleri, klinik ve laboratuvar bulguları, tedavi seçeneklerinin literatür bilgileri ile karşılaştırarak sunulması amaçlandı. YÖNTEM ve GEREÇLER: Polikliniğimize yaygın hiperpigmentasyon şikayeti ile başvuran 44 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar; yaş, lezyon süresi, lokalizasyonu, eşlik eden semptom ya da hastalıklar, laboratuvar bulguları ve tedavi seçenekleri açısından gözden geçirildi. BULGULAR: Pigmentasyona neden olan hastalıklar sıralandığında; olguların %50’ sinde PKA tespit edildi. Bunun %72.7’ si (n=16) maküler amiloidoz, %22.7’ si (n=5) liken amiloidoz, %4.6’ü (n=1) bifazik amiloidoz idi. Diğerleri %29.5 (n=13) PİH, %13.6 (n=6) EDP, %4.6 (n=2) NP, %2.3 (n=1) İR olarak saptandı. Hastaların yaşları genel olarak 20-69 yaş (ortalama 47.8) arasında ve kadınlarda 48.8, erkeklerde 45.0 olarak bulundu. Hastaların %75’ i kadındı. Pigmentasyon süresi 3ay ile 20 yıl (ort 6.8 yıl) arasında değişiyordu. Hastaların %75 (n=33)’ inde kaşıntı yakınması mevcuttu. Lezyonların yaklaşık yarısı sırtta yerleşmişti. Hastaların yarısında eşlik eden bir hastalık vardı. Tedavi seçenekleri olarak hastaların 9’ una fototerapi, 9’ una isotretinoin, 12’ sine depigmentasyon tedavisi, birer olguya pregabalin ve topikal steroid verilmişti. TARTIŞMA ve SONUÇ: Hiperpigmentasyona neden olan durumların iyi bilinmesi hastalığın tanısını kolaylaştırır. Bu çalışmada klinik olarak hiperpigmentasyon düşünülen hastaların yarısında PKA tespit edilmiştir. Bu nedenle kaşıntılı ve yaygın pigmentasyonla gelen hastalarda PKA tanısı öncelikle düşünülmelidir. PİH olguları da azımsanmayacak kadar fazladır. Bu konuda ayrıntılı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.