Merve OĞUR, Hanife Özlem SERTEL BERK, Başak YÜCEL
Journal of Cognitive-Behavioral Psychotherapy and Research - 2026;15(3):183-191
Bulimiya nervoza (BN), olumsuz biyopsikososyal etkilerle karakterize olup multidisipliner bir tedavi gerektirmektedir. Psikolojik müdahaleler arasında bilişsel davranışçı terapi önde gelen yaklaşımlardan biri olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, motivasyon ve değişime hazır oluş tedavi sonuçlarını etkilemesi nedeniyle, Transteorik Model'e dayalı aşamaya özgü müdahaleler önerilmektedir. Aşamalı kas gevşeme egzersizi (AKGE), gerginlik ve anksiyeteyi azaltarak değişim aşamaları arasındaki geçişi kolaylaştıran bir teknik olarak önerilmekte ve farklı alanlarda çeşitli bozukluklarda uygulanmaktadır. Bu çalışma, fiziksel gerginliğin BN semptomlarıyla ilişkili olduğunu varsayan BN gerginlik modeline dayalı olarak, yeme bozukluğuna özgü tedavi programı için bekleme listesi sürecinde bağımsız bir modül olarak uygulanan AKGE protokolü ile izlenen BN tanılı bir olguyu sunmayı amaçlamaktadır. AKGE protokolü, günlük stresörler, fiziksel gerginlik ve yeme bozukluğu belirtileri arasındaki ilişkinin fark edilmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. İlerleme, yeme bozukluğu belirtileri, yeme alışkanlıkları, beden memnuniyeti, benlik saygısı, duygu düzenleme, aleksitimi, depresyon, anksiyete ve değişim aşamalarındaki geçişe ilişkin ön test, son test ve takip ölçümleri kullanılarak değerlendirildi. Ayrıca değerlendirme sürecinde dürtü günlüğü, seans sırasında ve seanslar arasında gerginlik derecelendirmesi ile seans içi geri bildirimlerden yararlanıldı. Sekiz terapi seansı ve üç aylık takip görüşmesi sonunda yeme bozukluğu belirtilerinde ve sonuç ölçümlerinin çoğunda iyileşme gözlendi. Ayrıca olgunun günlük stresörlerin neden olduğu fiziksel gerginliğe ilişkin farkındalığı ve bu gerginliği yönetme becerisinin arttığı belirlendi. Bildiğimiz kadarıyla, Türkiye'de yeme bozukluğu tedavisinde bu tekniğin uygulandığı bir çalışma bulunmamaktadır. AKGE, bedensel farkındalık ve tedavi motivasyonu yoluyla BN belirtilerinin azaltılmasına katkı sağlayabilecek destekleyici bir teknik olarak değerlendirilebilir. Ancak çalışmanın tek olguya dayanması ve kontrol grubunun bulunmaması nedeniyle bulgular dikkatle yorumlanmalıdır. AKGE'nin yeme bozuklukları tedavisindeki özgül rolünü daha iyi ortaya koymak için kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.