Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

YENİ KARDİYOVASKÜLER RİSK BELİRTEÇLERİ PLAZMA ATEROJENİK İNDEKSİ, NÖTROFİL / LENFOSİT ORANI VE MONOSİT HDL ORANI OBEZİTEDE NASIL ETKİLENMEKTEDİR ? KESİTSEL RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA

İBRAHİM ERSOY, PINAR ERSOY

Kocatepe Tıp Dergisi - 2022;23(1):1-6

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı

 

AMAÇ: Dünya Sağlık Örgütünün(DSÖ) tanımlamasında; vücut kitle indeksi (VKİ) 25 ve üzeri olanları hafif kilolu, 30 ve üzeri olanları obez olarak sınıflandırmıştır ve obezitenin dünya gene¬linde prevalansı giderek artmaktadır. Obezite, artık epidemi ve önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Çalışmamızda kronik inflamatuvar ve epidemik bir hastalık olan obezitenin yeni inflamasyon ve kardiyovasküler hastalık risk belirteci ola¬rak tanımlanmış nötrofil/lenfosit oranı (NLR), monosit düşük yo¬ğunluklu lipoprotein (HDL) oranı (MHR) ve plazma aterojenik in¬deksi (PAI) parametreleriyle ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Birinci basamak sağlık merkezine 01.12.2018 ile 31.04.2019 tarihleri arasında ardışık başvuran toplam 536 hasta retrospektif kesitsel tasarımla değerlendiril¬di. Hastaların demografik özellikleri, kronik hastalık karakterleri ve laboratuvar, boy, kilo, bel ve kalça çevreleri hasta kayıt veri tabanından temin edildi. Başvuran hastalar, VKİ’ne göre normal kilolu (18,5-24,9), hafif kilolu(25-29,9), obez (30-34,9) ve morbid obez(35 ve üzeri) olarak dört gruba ayrıldı. Gruplar arası değiş¬kenler değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmada yaş ortalaması 34 (IQR 25-42)’tü ve %84,5’i(452) kadın cinsiyetteydi. Çalışma popülasyonunun %18(97)’si normal kilolu, %26,5 (142)’si hafif kilolu, %27,5(147)’si obez, %28,2 (151)’si morbid obezdi. Obezite derecesi arttıkça yaş (p<0.001), hipertansiyon öyküsü(p=0.003) anlamlı olarak artmaktaydı. Laboratuvar parametreleri incelendiğinde, açlık kan şekeri düzeyi, insülin direnci,C-reaktif protein (CRP), ferri¬tin düzeyleri obezite derecesi ile artmıştı (p<0.001) ancak HDL kolesterol azalmıştı (p<0.001). NLR, MHR ve PAI de obeziteyle artış gösterdi ancak istatistiksel anlamlılığa sadece PAI ulaştı (p<0.001). Hemoglobin, platelet, D vitamini, B12 vitamini de¬ğişkenlerinde obezite grupları arasında anlamlı farklılık yoktu. Lineer regresyon modelinde obezite ile yaş, CRP ve PAI arasında kuvvetli ilişki saptandı. SONUÇ: Araştırdığımız parameterlerden PAI, obez hastalarda kardiyovasküler hastalık riski değerlendirmek için ucuz ve pra¬tik bir belirteç olarak klinik pratikte kullanılabilir. NLR ve MHR obezite ile artmış ancak istatiksel anlamlılığa ulaşmamıştır.