Didem ERKAN, Serpil MUNGAN DURANKAYA, Hande EVİN ESKİCİOĞLU, Günay KIRKIM
Turkish Journal of Audiology and Hearing Research - 2026;9(2):31-36
Amaç: Bu çalışma, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, KBB AD Odyoloji Ünitesi'nde yenidoğan işitme taramasında "refer" sonucu alan bebeklerin odyolojik değerlendirme bulgularının retrospektif olarak incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Odyoloji Ünitesi'nde 2010-2015 yılları arasında 10.500 bebeğe yenidoğan işitme taraması uygulandı. Yenidoğan işitme taramasında "refer" sonucu alınan 198 bebeğin ileri odyolojik değerlendirme amacıyla kontrol randevusu planlandı. Odyolojik değerlendirmede işitsel uyarılmış beyinsapı potansiyelleri, 1000 Hz timpanometri ölçümleri, otoakustik emisyon bulguları ve bebeklere ait işitme kaybı risk faktörleri analiz edildi. Bulgular: İleri odyolojik değerlendirmeye alınan 113 bebeğin yaş ortalaması 40,50+/-42,34 gün, işitme kaybı tanı yaş ortalaması ise 115,25+/-54,71 gün olarak hesaplandı. İşitme kaybı taraması gerçekleştirilen 10.500 bebekten 41'inde (%0,3) konjenital işitme kaybı tespit edildi. İşitme kaybı tanısı alan bebeklerin 17'sine işitme cihazı önerildi ve bu bebeklerde işitsel amplifikasyon önerilme yaş ortalamasının 128,94+/-75,76 gün olduğu belirlendi. Çalışmaya dâhil edilen bebekler işitme kaybı risk faktörü açısından değerlendirildiğinde, en sık karşılaşılan risk faktörlerinin prematürite, hiperbilirubinemi, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kalma ve doğum sırasında hipoksi öyküsü olduğu görüldü. Sonuç: Bu çalışmada, konjenital işitme kaybı oranının literatürle uyumlu olduğu belirlendi. Ailede kalıtsal işitme kaybı öyküsü ve kraniyofasiyal anomalilerin işitme kaybı açısından anlamlı risk faktörleri olduğu saptandı. İzlem sürecinde takipten çıkan bebeklerin varlığı dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirildi.