YENİDOĞAN POLİSİTEMİSİ: KLİNİK ÖZELLİKLER, YÖNETİM VE SONUÇLAR - TEK MERKEZLİ TÜRK KOHORTU

Burcu BOZKAYA YÜCEL, Rengin ŞİRANECİ

Phoenix Medical Journal - 2026;8(2):332-335

Samsun City Hospital, Department of Pediatrics, Department of Pediatric Rheumatology, Samsun, Türkiye

 

Amaç: Yenidoğan polisitemisinin risk faktörlerini, klinik bulgularını, tedavi yaklaşımlarını ve sonuçlarını büyük bir Türk tek merkez kohortunda tanımlamak ve güncel literatürle karşılaştırmak. Gereç ve Yöntem: Mayıs 2006 - Aralık 2007 arasında yatırılarak izlenen 99 yenidoğan retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: En sık risk faktörleri gestasyonel yaşa göre küçük olma (SGA, %24,2) ve gestasyonel yaşa göre büyük olma (LGA, %15,2) idi. Olguların %73,7' si semptomatikti; en sık pletora (%48,5), gastrointestinal bulgular (%20,2) ve santral sinir sistemi bulguları (%12,1) görüldü. Parsiyel değişim transfüzyonu (PET) %36,3 olguda uygulandı. 12-24 aylık takipte hafif gelişimsel gecikmeler izlendi (%9-25); PET ve konservatif yönetim grupları arasında anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Yenidoğan polisitemisi klinik açıdan önemli bir durum olmaya devam etmektedir. Bulgular konservatif yaklaşımın öncelikli olduğunu, PET'in seçilmiş olgularda uygulanması gerektiğini ve düzenli takip ihtiyacını desteklemektedir.