Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

YENİDOĞAN SARILIĞININ UZUN DÖNEMDE NÖROMOTOR GELİŞİM ÜZERİNE ETKİSİ

ESRA ARUN ÖZER, YETKİN ARSLAN, IŞIN YAPRAK, ENGİN DENİZ, SÜMER SÜTÇÜOĞLU, GÜLŞEN DİZDARER

Anatolian Journal of General Medical Research - 2003;13(1):25-31

SSK Tepecik Eğitim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinikleri, İzmir

 

Amaç: Neonatal indirekt hiperbiluribinemi, uzun dönemde nominator gelişim üzerine olumsuz etkileri olan bir klinik tablodur. Bu çalışmada, ağır indirekt hiperbilirubineminin, nöromotor gelişimin uzun dönemdeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bilirubin düzeyleri kan değişimi sınırları ve üzerinde bulunan, hemoliz, asfiksi, enfeksiyon gibi sarılığa yol açacak ek risk faktörü taşımayan 55 ağır hiperbilirubinemili term bebek (Çalışma Grubu) ile aynı yaşlardaki (medyan 22 ay), fizyolojik ikter dışında hiçbir sağlık sorunu olmayan 32 çocuk (Kontrol Grubu) çalışma kapsamına alınmıştır. Olgular 18-27. aylarında ve takiben 3 ay sonra nörolojik bakı ve Denver Gelişimsel Tarama Testi (DGTT) ile değerlendirilmiştir. Bulgular: DGTT, Çalışma Grubundaki olguların 7'sinde (%12.7) ANORMAL bulunmuş,bu durum Kontrol Grubu ile istatistiksel fark yaratmıştır (p= 0.04). NORMAL ve ANORMAL DGTT'li olgular arasında gebelik yaşı, doğum ağırlığı, cinsiyet, başvuru yaşı, yatış süresi ve kan değişimi uygulanan olgu sayısı yönlerinden fark bulunmazken, başvuru indirek bilirubin düzeyleri, sırası ile 22.1 ±3.7 mg/dl ve 29.2 ± 6.8 mg/dl olup, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Serum indirek bilirubin düzeyi ?22 mg/dl ile <22 mg/dl olan olgular arasında Anormal DGTT yönünden istatistiksel fark tesbit edilmiştir (p=0.03). Sonuç: Yenidogan dönemindeki ağır hiperbilirubineminin, etkin tedavi yöntemlerine karşın, uzun dönemde, nöromotor gelişimi olumsuz etkilediği ve indirek bilirubinin ?22 mg/dl değerlerinin, sağlıklı term bebeklerde, nörotoksisite yönünden risk faktörü kabul edilebileceği kanısına varılmıştır.