YENİDOĞAN TAŞİARİTMİLERİNİN KLİNİK ÖZELLİKLERİ, YÖNETİMİ VE ERKEN DÖNEM SONUÇLARI

Dilek BORAKAY, Gökmen AKGÜN, Recep Şiyar BALIK, Ali ORGUN

Kocaeli Medical Journal - 2026;15(2):78-84

Kocaeli Şehir Hastanesi, Çocuk Kardiyoloji Kliniği, Kocaeli, Türkiye

 

Giriş: Yenidoğan taşiaritmileri nadir, ancak hızla hemodinamik bozulmaya yol açabilen klinik olarak önemli aritmilerdir. Erken tanı ve uygun tedavi ciddi komplikasyonların önlenmesi açısından gereklidir. Bu çalışmada taşiaritmi tanısı alan yenidoğanların klinik özelliklerinin, tedavi stratejilerinin ve erken dönem izlem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, Nisan 2023 ile Kasım 2025 tarihleri arasında üçüncü basamak bir merkezde taşiaritmi tanısı alan ve izlenen 0-28 günlük yenidoğanlar dahil edildi. Demografik özellikler, klinik başvuru bulguları, elektrokardiyografik ve ekokardiyografik bulgular, tedavi stratejileri ve izlem sonuçları değerlendirildi. Taşiaritmiler elektrokardiyografi ve/veya 24 saatlik Holter kayıtlarına göre sınıflandırıldı. Tedavi stratejileri hemodinamik duruma göre değerlendirildi ve izlem sırasında nüks araştırıldı. Bulgular: Toplam 21 yenidoğan (11 kız, 10 erkek) çalışmaya alındı. Olguların %85.7'sinde dar QRS taşiaritmi saptandı. En sık tanı, ağırlıklı olarak atriyoventriküler re-entry mekanizmasını yansıtan supraventriküler taşikardi (SVT) (%71.4) olup, bunu atriyal flutter (%23.8) ve atriyal taşikardi (%4.8) izledi. İntravenöz adenozin olguların %66.7'sinde sinüs ritmini sağlarken, %33.3'ünde ek antiaritmik tedavi ve/veya senkronize kardiyoversiyon gerekti. En sık kullanılan idame tedavisi propranolol monoterapisiydi (%52.4). Medyan 11 aylık izlem süresinde (1-30 ay) dört olguda (%19.0) nüks gözlendi ve bu olguların tümünde supraventriküler taşikardi vardı. Sonuç: Sonuç olarak, bu tek merkezli çalışmada yenidoğan taşiaritmileri içinde en sık, ağırlıklı olarak atriyoventriküler re-entry mekanizmasını yansıtan supraventriküler taşikardi saptandı. Adenozin çoğu olguda ilk basamak tedavide etkili olmakla birlikte, bazı hastalarda ek antiaritmik tedavi ve/veya kardiyoversiyon gerekti. En sık kullanılan idame tedavisi propranololdu. Yaşamın ilk yılında yakın izlem, nükslerin erken saptanması açısından önemlidir.