FARUK İNCECİK, M ÖZLEM HERGÜNER, ÖZLEM SANGUN, KENAN ÖZCAN, DİNÇER YILDIZDAŞ, ŞAKİR ALTUNBAŞAK
Journal of Clinical Practice and Research - 2007;29(1):31-34
Amaç: Yenidoğanın geç hemorajik hastalığına bağlı olarak gelişen intrakraniyal kanamalı 22 hastanın klinik ve radyolojik bulgularının değerlendirilmesi. Gereç ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi ve servisinde yatarak izlenen 22 intrakraniyal kanama olgusu çalışmaya alındı. Hastaların yaşları 31 gün ile 60 gün (ortalama: 45,32±10,37) arasında değişmekteydi ve tüm hastalar da yenidoğanın geç hemorajik hastalığına bağlı olarak intrakraniyal kanama mevcuttu. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların 14'ü (%63,6) erkek ve 8'i (%36,4) kız idi. Hepsi term doğan bebeklerdi. Doğum sonrasında hiçbir olguya K vitamini verilmediği ve hastaların hepsinin anne sütü ile beslendiği belirlendi. Hiç birinde uzamış ishal ve antibiyotik kullanım öyküsü yoktu. Hastaneye başvurular sırasındaki başlıca yakınmalar; konvülsiyon (%63,6), kusma (%59,0) ve huzursuzluk (%45,4) idi. İntrakraniyal kanamanın lokalizasyonu olarak en sık subdural hematom (%86,3) saptandı. Sonuç: Yenidoğanın geç hemorajik hastalığına bağlı olarak intrakraniyal kanama riski yüksek ve insidansı %50-80 olarak bildirilmektedir. K vitamini eksikliğine bağlı kanamalar günümüzde halen bir problemdir. Evde doğan vakaların yanında, hastanede doğan vakalarda da görülmesi oldukça üzücüdür. Bu nedenle, doğumdan hemen sonra bebekle karşılaşan sağlık personelinin eğitimi ile bu basit prosedürün uygulanması sağlanmalıdır. Böylece yenidoğan morbidite ve mortalitesini azaltmak mümkündür.