MAMATHA REJEEV, PRİNCY PALATTY TANYA THOMAS LAXMİ GOVİNDRAJ
Pediatric Practice and Research - 2025;13(2):48-55
Arka Plan: Neonatal nöbetler, önemli bir klinik zorluk teşkil eder ve görülme sıklığında belirgin sosyoekonomik farklılıklar vardır. Yüksek gelirli ülkelerde 1.000 canlı doğumda 1-3 oranında görülürken, düşük ve orta gelirli ülkelerde bu oran 1.000 doğumda 36-90’a kadar çıkabilmektedir. Yenidoğanlar, hızla değişen fizyolojileri nedeniyle farmakolojik açıdan benzersiz zorluklar sunar; bu durum antiepileptik ilaç uygulamalarında dikkatli değerlendirmeyi gerektirir. Amaç: Bu derleme, yenidoğan ve bebeklerde antiepileptik ilaçların farmakokinetik değişkenliğini analiz ederek, doza bağlı advers reaksiyonlara katkıda bulunan faktörleri ve bireyselleştirilmiş dozlama yaklaşımlarının önemini anlamayı amaçlamaktadır. Yöntem: PubMed, Embase, Cochrane Library ve Medscape gibi çeşitli elektronik veritabanlarında mevcut literatürün kapsamlı bir taraması yapılmıştır. Tarama, yenidoğanlarda antiepileptik ilaçların farmakokinetik özellikleri, fizyolojik faktörlerin etkisi, terapötik müdahaleler ve uzun vadeli nörolojik sonuçlar üzerine odaklanmıştır. Özellikle terapötik hipotermi ve diğer yoğun bakım müdahalelerinin ilaç dağılımı üzerindeki etkilerine özel önem verilmiştir. Bulgular: Yenidoğan fizyolojisi, antiepileptik ilaçların dağılımını; dağılım hacmi, eliminasyon, protein bağlanması ve enzim aktivitesindeki değişiklikler gibi birçok mekanizma aracılığıyla önemli ölçüde etkiler. Özellikle hipoksik-iskemik ensefalopatide kullanılan terapötik hipotermi gibi müdahaleler, farmakokinetik parametreleri ve ilaç eliminasyonunu önemli ölçüde değiştirebilir. Hayvan çalışmaları, erken dönemde antiepileptik ilaç maruziyetinin nörogelişimsel etkileri olabileceğini öne sürmektedir; ancak nöbetlerin beyin gelişimi üzerindeki eş zamanlı etkileri nedeniyle doğrudan nedensellik kurmak zordur. Sonuç: Yenidoğanların kendine özgü fizyolojik özellikleri, antiepileptik ilaç dozlamasında bireyselleştirilmiş yaklaşımları zorunlu kılmaktadır. Gelişimsel faktörler, terapötik müdahaleler ve ilaç dağılımı arasındaki karmaşık etkileşim, dikkatli izlem ve hasta özelinde doz ayarlamalarının önemini vurgulamaktadır. Erken dönemde antiepileptik ilaç maruziyetinin uzun vadeli nörogelişimsel etkilerini daha iyi anlamak için ileri araştırmalara ihtiyaç vardır.