YETERSİZLİĞİN HER ZAMAN GÖRÜNÜR OLMADIĞI DURUMLAR: MULTİPL SKLEROZDA GÖRÜNMEYEN ENGELLİLİKLER, GÜNLÜK FONKSİYONEL ZORLUKLAR VE REHABİLİTASYONA YÖNELİK ÇIKARIMLAR

Denis ARSOVSKI, Natasha CHICHEVSKA-JOVANOVA, Angelka JANKULOVSKA, Daniela PETKOVSKA, Rumyana ETOVA, Yanka MARKOVA

Türk Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi - 2026;37(2):136-144

University St. Kliment Ohridski Bitola, Higher Medical School Bitola, Department of Physical Therapy, Bitola, North Macedonia

 

Amaç: Multipl skleroz, yalnızca görünür motor bozukluklarla değil; aynı zamanda yorgunluk, bilişsel işlev bozuklukları ve duygusal sorunlar gibi görünmeyen semptomlarla da karakterize edilen kronik, immünopatolojik bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Bu görünmeyen engeller, yaşam kalitesi, bağımsızlık ve toplumsal katılım üzerindeki belirgin etkilerine rağmen klinik uygulamada sıklıkla göz ardı edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, multipl sklerozda görünmeyen engellilik alanlarını tanımlamak ve bu alanların rehabilitasyon planlaması açısından önemini ortaya koymaktır. Yöntem: Bu çalışma, doğrulanmış multipl skleroz tanısı olan 660 katılımcıyı içeren kesitsel ve nicel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Veriler, yorgunluk, bilişsel güçlükler ve duygusal sorunlara ilişkin demografik ve klinik özellikleri değerlendiren yapılandırılmış, kendi kendine uygulanan anketler aracılığıyla toplanmıştır. Tanımlayıcı istatistikler semptomların yaygınlığını ve şiddetini ortaya koymak amacıyla kullanılmış; Spearman korelasyon analizleri ve çoklu doğrusal regresyon modelleri ise görünmeyen semptomların algılanan engellilik düzeyi ile ilişkisini incelemek için uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların çoğunluğu kadındı (%85,9) ve multipl skleroz tanısı aldıkları ortalama yaş 35,1 yıl olarak belirlenmiştir. Yorgunluk, katılımcıların %83,5'i tarafından bildirilen en yaygın semptom olup, %74,2'sinde sosyal veya mesleki yaşamı olumsuz etkilemiştir. Bilişsel ve duygusal sorunların da yaygın olduğu saptanmıştır. Yorgunluk ile bilişsel güçlükler (r=0,49, p<0,001) ve duygusal sorunlar (r=0,44, p<0,001) arasında orta düzeyde pozitif korelasyonlar belirlenmiştir. Bilişsel güçlükler ile duygusal sorunlar arasında da orta düzeyde pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,39, p<0,001). Regresyon analizi, yorgunluk (p=0,005) ve duygusal sorunların (p=0,014) algılanan engellilik düzeyi ile istatistiksel olarak anlamlı bağımsız ilişkiler gösterdiğini, bilişsel bozukluğun ise algılanan engellilik ile bağımsız olarak ilişkili olmadığını ortaya koymuştur (p=0,603). Sonuç: Bu bulgular, multipl sklerozda görünmeyen semptomların, özellikle yorgunluk ve duygusal yükün, algılanan engellilik ile anlamlı biçimde ilişkili olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, rehabilitasyon yaklaşımlarının yalnızca görünür motor bozukluklara değil, aynı zamanda görünmeyen semptomlara da odaklanması gerektiğini vurgulamakta ve multidisipliner, bireyselleştirilmiş rehabilitasyon modellerinin geliştirilmesi için bir temel sunmaktadır.