Büşra ATABİLEN PINAR
Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;17(1):7-15
Amaç: Yetişkinlerde diyet asit yükünün depresyon, anksiyete ve stres üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 18 yaş ve üzeri ve herhangi bir kronik hastalığı olmayan 251 yetişkin katılımcı (%49 erkek, %51 kadın) dahil edilmiştir. Veriler, anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket genel bilgiler, Godin Boş Zaman Fiziksel Aktivite Anketi, Depresyon, Anksiyete Stres (DASS) -21 Ölçeği ve 24 saatlik retrospektif besin tüketim kaydından oluşmaktadır. Diyet asit yükünü değerlendirmek için potansiyel renal asit yükü (PRAL) ve net endojen asit üretimi (NEAP) hesaplamaları kullanılmıştır. Bulgular: Yüksek PRAL ve NEAP gruplarında yaş anlamlı olarak daha düşük, bekar katılımcıların oranı anlamlı olarak daha yüksektir (p<0.05). Diyet asit yükü ile DASS -21 arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p<0.05). Diyet enerjisi, protein, B12 vitamini, niasin, fosfor, çinko alımı ve kırmızı et tüketimi yüksek PRAL ve NEAP gruplarında anlamlı olarak daha yüksektir (p<0.05). Buna karşılık diyet posası, antioksidan, C vitamini, potasyum alımı ve meyve tüketimi anlamlı olarak daha düşüktür (p<0.05). Tiamin, magnezyum ve demirin diyetle alımının artması anksiyete alt ölçek puanında anlamlı bir azalma ile ilişkiliyken (p<0.05); sebze tüketiminin artması DASS -21 toplam ve stres alt ölçek puanlarında anlamlı bir azalma ile ilişkilidir (p<0.05). Sonuç: Bu çalışmada diyet asit yükü ile mental sağlık arasında bir ilişki gösterilememiştir. Ancak batı tarzı beslenme alışkanlıkları ve meyve ve sebze tüketiminin azaltılması diyetin asit yükünü artırarak uzun vadede sağlık sorunlarına neden olabilir.