YETİŞKİNLERDE YENİDEN YAPILANDIRMANIN ETKİLİLİĞİNİ BELİRLEYEN DURUMSAL FAKTÖRLER: KEŞFEDİCİ BİR ÇALIŞMA

Meryem SÖĞÜT KAHRAMANLAR, Burcu UYSAL, Ayşe ALTAN ATALAY

Journal of Cognitive-Behavioral Psychotherapy and Research - 2026;15(2):96-107

Department of Psychology, İbn Haldun University, İstanbul, Türkiye

 

Bilişsel yeniden yapılandırma, olumsuz duyguların ortaya çıkmasına yol açan temel bilişsel değerlendirmelerin değiştirilmesini içeren, uyumlu bir duygu düzenleme (DD) stratejisi olarak kabul edilmektedir. Ancak, bu stratejinin alt türlerinin bütüncül bir kuramsal model içinde tanımlanmasına ve etkililiklerinin bağlama göre nasıl değiştiğinin anlaşılmasına ilişkin önemli boşluklar bulunmaktadır. Bu sorunları ele almak amacıyla geliştirilen reAppraisal modeli iki temel mekanizma önermiştir: Yeniden yapılandırma (reconstrual) ve yeniden amaçlandırma (repurposing). Bu çalışmada, belirli bilişsel değerlendirme boyutlarının üzüntü ve kaygıyı nasıl yordadığı ve yeniden yapılandırma ile yeniden amaçlandırmanın, algılanan kontrol düzeyine bağlı olarak bu duygularla nasıl ilişkilendiği incelendi. Yaşları 18 ile 30 arasında değişen (M=23.98) 120 katılımcıdan (109'u kadın), üzüntü ve kaygı ile ilişkili geçmiş anılarını yazmaları ve olayın yaşandığı zamandan günümüze kadar düşüncelerinde meydana gelen değişimleri raporlamaları istendi. Katılımcılar sekiz farklı duyguyu, bilişsel değerlendirme boyutlarını ve algılanan kontrol düzeylerini derecelendirdi. Regresyon analizleri, üzüntü ve kaygının farklı bilişsel değerlendirme boyutlarıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Yeniden amaçlandırmanın üzüntü için, yeniden yapılandırmanın ise kaygı için daha sık kullanıldığı tespit edildi. Varyans analizleri, bilişsel yeniden yapılandırma stratejilerini kullanan katılımcıların, kullanmayanlara kıyasla daha düşük düzeyde sıkıntı bildirdiklerini ortaya koydu (F [2, 92]=13.825, p<0.001, eta²=0.23). Ancak, algılanan kontrol ile bilişsel yeniden yapılandırma türü arasındaki etkileşimler anlamlı bulunmadı (ps>0.05). Bu çalışma, kurama dayalı bilişsel yeniden yapılandırma stratejilerinin anlaşılmasına katkı sağlamakta ve bu stratejilerin duygusal deneyimlerle ilişkilerinin bağlamsal faktörlere bağlı olarak değişebileceğini düşündürmektedir.