Hatice SERTKAYA, Esra KAZAK, Ayşe Melda PAYASLIOĞLU, Uğur ÖNAL, Yasemin HEPER, Emel YILMAZ, Emin Halis AKALIN
Klimik Dergisi - 2026;39(1):54-59
Amaç: Nörosifiliz, sifilizin en ciddi formlarından biri olup klinik bulguların çeşitliliği ve serolojik testlerin yorumlanmasındaki güçlükler nedeniyle tanısı ve tedaviye yanıtının değerlendirilmesi zordur. Uygun tedaviye rağmen bazı olgularda hastalık devam edebildiğinden düzenli izlem ve gerçek yaşam verilerinin değerlendirilmesi önemlidir. Bu çalışmada merkezimizde 18 yıllık dönemde tanı alan nörosifiliz olgularının klinik özellikleri, laboratuvar bulguları ve tedavi sonrası sonuçları değerlendirildi. Yöntemler: Bu retrospektif gözlemsel çalışmada, 2005-2022 yılları arasında sifiliz testi pozitif olup nörosifiliz tanısı alan >=18 yaş hastaların verileri tıbbi kayıtlardan elde edilerek analiz edildi. Tanı ve sınıflandırma ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (Centers for Disease Control and Prevention, CDC) kriterlerine göre yapıldı. Demografik veriler, klinik bulgular, serolojik ve beyin omurilik sıvısı (BOS) sonuçları, uygulanan tedaviler ve tedavi sonrası klinik yanıtlar değerlendirildi. Bulgular: Sifiliz testi pozitif 503 olgunun 23'ü (%4.6) nörosifiliz tanısı almıştı. Olguların 3'ü (%13) kadındı ve 3 (%13) hastada HIV infeksiyonu saptandı. Tüm hastalar semptomatikti; 7'sinde (%30.4) oküler, 16'sında (%69.5) nörolojik semptomlar vardı. En sık klinik tablo tabes dorsalis olup 7 (%30.4) hastada izlendi. Tanı kriterlerine göre hastaların 4'ü (%17.4) olası, 13'ü (%56.5) yüksek olası ve 6'sı (%26.1) doğrulanmış nörosifiliz olarak sınıflandırıldı; 15'i (%65) tersiyer, 8'i (%35) sekonder evredeydi. Serum "rapid plasma reagin" (RPR) titreleri 1:1-1:512 aralığındaydı. Ortalama beyin omurilik sıvısı (BOS) lökosit sayısı 30/mm3 olup protein düzeyleri 24-544 mg/dl aralığındaydı. BOS "Venereal Disease Research Laboratory" (VDRL) testi 6 hastada, Treponema pallidum hemaglütinasyon testi (TPHA) 15 hastada pozitifti. Yirmi iki hastanın 7'sinde (%32) tam iyileşme sağlanırken 14'ünde (%64) sekel gelişmişti; 1 (%4.5) hasta ise kaybedilmişti. Sonuç: Nörosifiliz değişken klinik bulgularla seyredebildiğinden tanısı güçtür. Sifiliz tanısı alan hastalar nörosifiliz bulguları açısından dikkatle değerlendirilmeli; retinit veya üveit olgularında sifiliz ayırıcı tanıda düşünülmeli ve bu hastalar nörosifiliz yönünden araştırılmalıdır.