MEHMET DALKILIÇ, FERZAN KALAYCİ EMEK, ÖZLEM BİLİK
Bingöl Üniversitesi Sağlık Dergisi - 2025;6(2):273-281
Basınç yaralanmaları, özellikle yoğun bakım ünitesi (YBÜ)’nde yatan hastalarda sık karşılaşılan, ciddi ve önlenebilir komplikasyonlardandır. Bu derleme çalışması, hemşirelerin basınç yaralanmalarının önlenmesindeki rolünü; risk faktörleri, girişimler ve klinik uygulamalar bağlamında ele almayı amaçlamaktadır. Literatür, basınç yaralarının etiyolojisinde içsel (immobilizasyon, yaş, malnütrisyon, kronik hastalıklar) ve dışsal (basınç, sürtünme, nem) faktörlerin etkili olduğunu göstermektedir. Hemşirelik bakımında en sık kullanılan risk değerlendirme aracı Braden Skalası’dır. Kanıta dayalı önleyici uygulamalar arasında destek yüzeylerinin kullanımı, düzenli pozisyon değişikliği, yeterli beslenme ve hidrasyon sağlanması, tıbbi cihazların neden olduğu basınca karşı önlem alınması yer almaktadır. Yoğun bakım hemşirelerinin bilgi düzeylerinin ve klinik uygulama becerilerinin yetersiz olması, basınç yarası gelişim oranlarını artıran temel faktörlerdendir. Eğitim eksiklikleri, iş yükü ve personel yetersizliği, önleyici stratejilerin uygulanmasını güçleştirmektedir. Türkiye’de basınç yarası prevalansı hastane genelinde %11,4–12,7 arasında değişmekte; YBÜ’nde bu oran %56,8’e kadar çıkmaktadır. Bu durum, basınç yaralarının bireysel sağlık ve sistem maliyeti üzerindeki yükünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, hemşirelerin bu alandaki bilgi düzeylerinin artırılması, multidisipliner yaklaşımla desteklenmiş bakım protokollerinin uygulanması ve kanıta dayalı eğitimin yaygınlaştırılması, basınç yaralanmalarının önlenmesinde temel stratejiler olarak öne çıkmaktadır.