AYŞE AYYILDIZ, AYLA DOĞRUGÖRÜN
Journal of Eurasian Medical Science - 2024;5(3):63-67
Amaç: Yoğun bakımlarda kan kültürü üremeleri sonuçlanana kadar geçen zamanda uygun ampirik antibiyoterapinin seçimine yönelik hastanın kliniği ile birlikte çeşitli enflamatuvar ve immünolojik belirteçlerden faydalanılmaktadır. Bunlar arasında C-reaktif protein (CRP) ve prokalsitonin (PCT) sıkça kullanılmaktadır. Çalışmamızda kan kültüründe üreyen etkenler ile PCT arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda etik kurul onayını takiben 15.11.2022- 15.05.2023 tarihleri arasında altı aylık dönemde yoğun bakımda kan dolaşım enfeksiyonu tanısı ile takip edilmiş hastaların demografik verileri, kan kültürü üremeleri, kültür alımından 24. saat öncesine ait CRP ve PCT değerleri retrospektif olarak kaydedildi. Tekrarlayan kültür üremeleri ve kontamine kültürler çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Analize dahil edilen toplam kültür sayısı 510 olup, bunların 172si Gram-negatif, 304ü Gram-pozitif ve 34ü mantar enfeksiyonu idi. Gram-negatif etkenler incelendiğinde en sık etken sırasıyla Escherichia coli (%29,0) ve Klebsiella pneumoniae (%27,9) idi. Gram-pozitif kültürlere baktığımızda ise sırasıyla Staphylococcus hemoliticus (%24,7), Staphylococcus hominis (%18,8) ve Staphylococcus auerus (%14,4) en sık görülen etkenlerdi. Mantar kültürlerinin tamamı Candida türlerinden oluşmaktaydı. Grupların PCT düzeyleri incelendiğinde Gram-negatif bakteri grubunda değerlerin istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü (p<0,001). Gruplar arası karşılaştırmalarda CRP düzeylerinin Gram-negatif grubunda hem Gram-pozitif hem de mantar gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü (sırasıyla p<0,001, p<0,001). Sonuç: Bakteriyemi etkenini tahmin edilip kültür etkeni ortaya konuluncaya kadar başlanması gereken ampirik antibiyoterapinin seçiminde serum PCT değerlerine bakılmasının bize yol gösterici olacağı düşüncesindeyiz.