Furkan TONTU, Payam RAHIMI
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(2):194-203
Amaç: Bu çalışma, yoğun bakım ünitesinde rutin idame solüsyonu uygulanan dönem ile idame solüsyonu verilmeden, hastanın günlük sıvı gereksiniminin klinik ve laboratuvar parametreler doğrultusunda değerlendirildiği restriktif sıvı yönetimi yaklaşımının asit-baz dengesi ve böbrek fonksiyonları üzerine etkilerini karşılaştırmayı amaçlamıştır. Materyal ve metod: Bu tek merkezli, retrospektif, gözlemsel çalışmada, ardışık iki klinik dönemde yoğun bakımda yatan erişkin hastaların verileri incelendi. Birinci dönemde rutin idame sıvısı uygulanırken, ikinci dönemde idame sıvısı verilmeden hastaların sıvı gereksinimi günlük klinik değerlendirme ile karşılandı. Demografik veriler, verilen intravenöz sıvı miktarı, elektrolitler, kan gazı parametreleri, serum üre ve kreatinin değerleri ile non-laktat güçlü iyon farkı (strong ion difference, SIDnl) değerleri yatış günü (0. gün) ve 5. gün için kaydedildi. Akut böbrek hasarı (ABH), KDIGO kriterlerine göre değerlendirildi. Bulgular: Restriktif sıvı yönetimi uygulanan dönemde toplam verilen intravenöz sıvı miktarı, ABH insidansı ve maksimum ABH evresi anlamlı olarak daha düşük bulundu. Buna karşın serum üre ve kreatinin düzeyleri girişte ve 5. günde iki grup arasında benzerdi. Restriktif grupta başlangıç SIDnl değerleri daha düşük olmasına rağmen, izlem sürecinde normal aralığa yaklaşmış ve 5. gün SIDnl değerleri gruplar arasında benzer bulunmuştur. Mortalite restriktif grupta daha düşük saptanmış ancak istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sonuç: Rutin idame sıvılarının uygulanmaması ve bireyselleştirilmiş restriktif sıvı yönetimi yaklaşımı, yoğun bakım hastalarında daha düşük sıvı maruziyeti ile birlikte daha düşük ABH insidansı ve ABH şiddeti ile ilişkili bulunmuştur. Bu bulgular, gereksiz sıvı yüklenmesinin azaltılmasının böbrek fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir.