Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNDE YATAN HASTALARIN ÇEŞİTLİ KLİNİK ÖRNEKLERİNDEN İZOLE EDİLEN STAFİLOKOKLARDA ANTİMİKROBİYAL DİRENÇ: 4 YILLIK DEĞERLENDİRME

ZERİFE ORHAN, ARZU KAYIŞ, BURAK KÜÇÜK, ADEM DOĞANER, MURAT ARAL

Türk Yoğun Bakım Dergisi - 2024;22(1):24-30

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, dört yıllık süreçte yoğun bakım ünitelerinde yatan hastaların çeşitli klinik örneklerinden izole edilen stafilokok suşlarının metisilin direncinin yıllar içindeki değişimini ve antibiyotik duyarlılıklarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2018-Aralık 2021 tarihleri arasında, bir üniversite sağlık uygulama ve araştırma hastanesi tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarında, yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalara ait çeşitli klinik örneklerden izole edilen toplam 5144 adet stafilokok suşu dahil edilmiştir. Bakteri tanımlaması ve antibiyotik duyarlılık testleri konvansiyonel yöntemler ve otomatize sistemle yapılmıştır. BULGULAR: Toplam 5144 stafilokok suşunun 4503’ü koagülaz negatif stafilokok (KNS) (%87,54) ve 641’i Staphylococcus aureus (S. aureus) (%12,46) olarak identifiye edilmiştir. Bu suşların 1451’i (%28,21) anesteziyoloji ve reanimasyon yoğun bakım ünitesinden ve 4573’ü (%88,90) kan örneklerinden izole edilmiştir. Hem S. aureus hem de KNS’lerde 2021 yılında en dramatik artış levofloksasin (S. aureus %100; KNS %99,45) ve siprofloksasinde (S. aureus %100; KNS %98,54) meydana gelmiştir. KNS’lerde fusidik asitte yüksek oranda direnç (%96,51) görülürken, S. aureus suşlarında %65’lerin üzerinde seyreden direnç 2021 yılında oldukça azalmıştır (%5,40). En düşük antibiyotik direnci ise her iki bakteri grubunda da daptomisin, linezolid ve teikoplaninde olmuştur. S. aureus suşlarında 2018 yılında %62,31 olan metisilin direnci, 2021 yılında %33,10’a düşerken, KNS’lerde %86,68’den %75,06’ya düşmüştür. İncelenen tüm antibiyotiklere karşı direnç oranları KNS’lerde anlamlı oranda yüksek bulunmuştur (p<0,001). SONUÇ: Direnç gelişiminin önlenebilmesi için etkin sürveyans çalışmalarıyla antimikrobiyal direnç profillerinin tespit edilmesi ve her hastanenin kendi antibiyotik kullanım politikasını oluşturması gerekmektedir. Ayrıca akılcı antibiyotik kullanımının sağlanması ve etkin enfeksiyon kontrol önlemlerinin alınması önem arz etmektedir.