YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNDEKİ HASTALARDA ACİNETOBACTER BAUMANNİİ ENFEKSİYONUNUN ÖLÜM RİSKİ ÜZERİNE YAŞ, CİNSİYETİN VE EŞLİK EDEN HASTALIKLARIN POTANSİYEL ETKİSİ

Ahmed Badri ABED, Serdar GÜNGÖR, Safiye Elif KORCAN

Journal of Immunology and Clinical Microbiology - 2026;11(2):69-81

Department of Molecular Biology and Genetics, Faculty of Arts and Sciences, Uşak University, Uşak, Türkiye

 

Amaç: Acinetobacter baumannii, yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) en sık görülen ve yüksek ölüm oranıyla ilişkili bir bakteridir. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, YBÜ'de A. baumannii'ye bağlı ölüm oranlarını artıran faktörleri ortaya koymaktır. Yöntem : Bu çalışma, retrospektif tanımlayıcı nitelikte olup, Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 26 hastadan elde edilen A. baumannii izolatları dahil edilmiştir. Analiz, klinik özellikler, eşlik eden hastalık faktörleri, ölüm oranları, antibiyotik direnç profilleri ve yoğun bakım ünitesindeki dağılımı içermiştir. IBM tarafından üretilen IBM SPSS 26 programı, A. baumannii enfeksiyonu olan hastaların bağımsız değişkenleri (yaş/cinsiyet) ve bağımlı değişkenleri (hastalıklar/eşlik eden hastalıklar) arasındaki ilişkileri değerlendirmek için de kullanılmıştır. Bulgular: Çalışma, hastaların %73'ünün 60 yaş üstü olduğunu, %65,39'unun erkek ve %34,61'inin kadın olduğunu göstermiştir. A. baumannii vakaları en sık solunum yolu enfeksiyonlarıyla (%46,14) ve önemli bir COVID-19 enfeksiyonu prevalansıyla ilişkilendirilmiştir. Trakeal aspiratlar ve balgam, A. baumannii için en yaygın kaynak olmuştur (%65,38). A. baumannii, sırasıyla %30,76 ve %23,08 oranlarıyla Pandemi Yoğun Bakım Ünitesi ve Anestezi Yoğun Bakım Ünitesinde en sık görülmüştür. Hipertansiyon ve diyabet mellitus en yaygın eşlik eden hastalıklar olmuştur. İzolatların çoğunluğu (%77) tigesiklin 'e orta düzeyde yanıt verirken, tüm A. baumannii izolatları kolistine duyarlıydı. SPSS'e göre, cinsiyet (erkek/kadın) risk faktörü olarak yoğun bakım hastaları üzerinde olumlu bir etkiye vardı. Sonuç: Hekimler, A. baumannii enfeksiyonlarına karşı özellikle savunmasız olabilecek hastalar için karar verme süreçlerinde bu gerçekçi sürveyans verilerinden faydalanabilirler.