MUSTAFA TOMRUK, BARIŞ BALASAR, ESMA EROĞLU
Anadolu Kliniği Tıp Bilimleri Dergisi - 2025;30(1):78-81
Amaç: Sepsis yoğun bakım ünitesinde (YBÜ), mortalitesi ve morbiditesi yüksek önemli bir durumdur. Mortalite, erken ve uygun antimikrobiyal tedavi ile azalmaktadır. Çalışmamızda hastanemiz 3. basamak yoğun bakım ünitelerinde yatan hastaların kan laktat düzeyleri ile mortalite oranları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçladık. Yöntemler: Meram Devlet Hastanesi YBÜ’de yatan Ocak 2022’den Ocak 2024’e kadar olan 2 yıllık süreçte 18 yaş üstü hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Sepsis tanısı alan mikrobiyolojik olarak (pozitif kan kültürü sonuçları) doğrulanan tüm hastalar dahil edildi. Hastaların yatış anında yaşları, cinsiyetleri, yatış tanıları, Acute Physiologic and Chronic Health Evaluation (APACHE II), yatış süresi, YBÜ mortalite verileri tıbbi dosya kayıtlarından elde edildi. Yoğun bakıma yatırılan bir hastada sepsis şüphesi varlığında ve antibiyotik tedavisi sonrası ilk 72. saatte laktat düzeyi kaydedildi. Laktat klirensi, yoğun bakıma başvurudan 72. saatte olan laktatta azalma olarak tanımlandı. Hastalarda ilk 28 gün içindeki mortalite kaydedildi. Mortalite gelişen ve gelişmeyen hasta grubunda laktat düzeyleri karşılaştırıldı. Laktatın mortaliteyi öngörmedeki değeri istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 56 hasta alınmıştır. Araştırma grubuna dâhil edilen sepsis tanısı mikrobiyolojik olarak kanıtlanan hastaların (%67,9)’i ölüm ile sonuçlanmıştır. Laktatın mortaliteyi öngörmedeki Receiver Operating Characteristic (ROC) eğrisi altında kalan alan (AUC) 0,738 idi [% 95 güven aralığı (GA): 0,590 0,886] p=0,004). Mortalite için eşik laktat değeri 1,7 mmol/L (duyarlılık: % 73,7, özgüllük: % 61,1 olarak bulundu. Mortalite olan ve olmayanlar sepsis hastaları arasında laktat düzeyi, laktat klirensi, hastanede kalış süresi ve APACHE II istatistiksel olarak anlamlı bulunurken (p=0,004, p = 0.03 p= 0,00 p=0.003), Başlangıç laktat düzeyi hayatta kalanlarda 2,05±1,37, ölen hastalarda 1,33±0,98 mmol/L idi. Hayatta kalanların, hayatta kalmayanlarla karşılaştırıldığında laktat klerensi sırasıyla %48,2 ± 24,4 ve %22,06 ± idi (p = 0,007). Laktat klerensinin mortalite ile anlamlı bir ilişkiye sahip olduğunu gösterdi (p = 0.03). Sonuç: Çalışmamızda laktat düzeyinin ve laktat klirensinin yoğun bakım ünitelerinde sepsisin erken tedavi ve takibinde önemli bir yeri olabileceği düşünülmüştür.