YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE TAKİP EDİLEN SEPSİS TANILI HASTALARIN PLAZMA FİBRİNOJEN DÜZEYLERİNİN MORTALİTE İLE İLİŞKİSİ

Oktay İNAN, Ezgi Aydın İNAN, Engin İhsan TURAN, Semih ÇELİK, Emirhan KAHRAMAN, Alican RUŞEN, Merve İkbal GÖNCÜ, Ebru KAYA, Ayça Sultan ŞAHİN

Atlas Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;6(1):1-6

Department of Anesthesiology, İstanbul Health Science University Kanuni Sultan Süleyman Hospital, İstanbul, Turkey

 

Giriş: Sepsis dünya genelinde her yıl çok sayıda hastanın etkilendiği mortaliteyle yakından ilişkisi olan klinik bir tablodur. Sıklıkla enfeksiyonla ilişkili olan bu durum yanık gibi nonenfeksiyöz nedenlere bağlı olarak da gelişebilmektedir. Sepsis aynı zamanda dissemine intravasküler koagülasyon (DİK) ile karşılıklı ilişkisi bulunan bir durumdur. Fibrinojen karaciğerden salgılanan bir koagülasyon faktörüdür. Gereç ve Yöntem: Kanuni Sultan Süleyman hastanesi anesteziyoloji ve reanimasyon yoğun bakım ünitesinde yatmış olan 18-90 yaş arasındaki 80 hastada retrospektif olarak yapılan bu çalışmada 0. ve 3. günlerde ölçülmüş olan fibrinojen, platelet, WBC, INR, aPTT, CRP, prokalsitonin değerleri ile birlikte SOFA ve ISTH skorları toplanmış ve mortalite ile olan ilişkileri karşılaştırılmıştır. Bulgular: İstatistiksel analize göre fibrinojen seviyesi düşük olan grupta SOFA ve ISTH skorları yüksek bulunmuş, laboratuvar parametrelerinden WBC, Platelet, Prokalsitonin ve D-Dimer yüksek bulunmuştur ve mortalite için fibrinojen seviyesi azalmış olan grupta mortalite diğer gruplara kıyasla daha yüksek bulunmuştur (p<0,001). Tartışma: Bizim elde ettiğimiz sonuçlara göre SOFA ve ISTH skorlama sistemleri ile birlikte azalmış fibrinojen seviyesi de mortaliteyi ön görmek amacıyla kullanılabilir.