Elif Mukime SARICAOĞLU, Leyla FERLİÇOLAK, Ezgi GÜLTEN, Güle ÇINAR, İrem AKDEMİR, Melike İNAN HEKİMOĞLU, İrem KAR, Neriman Defne ALTINTAŞ, Fügen YÖRÜK
Tuberculosis and Thorax - 2026;74(1):21-31
Giriş: Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) ile ilişkili ventilatör ilişkili pnömoninin (VİP) insidansı ve mikrobiyolojik özellikleri klinik açıdan önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, VİP gelişimiyle ilişkili risk faktörlerini araştırmakta ve COVID-19 olan ve olmayan hastalar arasındaki klinik ve mikrobiyolojik özellikleri karşılaştırmaktadır. Materyal ve Metod: Bu retrospektif olgu-kontrol çalışması, Mart 2020-Şubat 2023 tarihleri arasında üçüncü basamak bir yoğun bakım ünitesinde yürütülmüştür. Koronavirüs hastalığı-2019 tanısı, pozitif SARS-CoV-2 polimeraz zincir reaksiyonu testi ile doğrulanan hastalarda konulmuş, COVID-19 dışı hastalar ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Demografik özellikler, komorbiditeler, klinik parametreler ve mikrobiyolojik veriler analiz edilmiştir. Ventilatör ilişkili pnömoni ile ilişkili risk faktörleri, çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile belirlenmiştir. Ventilatör ilişkili pnömoninin kümülatif olasılığı Kaplan-Meier yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Bulgular: Toplam 327 mekanik ventilasyon uygulanan hasta çalışmaya dahil edilmiştir ve bu hastaların 154'ünde VİP gelişmiştir. Koronavirüs hastalığı-2019, bağımsız bir VİP belirleyicisi olarak saptanmış ve 2,47 kat artmış riskle ilişkili bulunmuştur (p= 0,008). Koronavirüs hastalığı-2019, VİP hastalarında akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) prevalansı anlamlı olarak daha yüksek (p< 0,001), kortikosteroid kullanımı daha fazla (p= 0,004) ve APACHE skoru daha düşük bulunmuştur (p< 0,001). Yoğun bakım ve hastane mortalite oranları da COVID-19 VİP hastalarında anlamlı derecede artmış saptanmıştır. Koronavirüs hastalığı-2019 ilişkili VİP olgularında en sık izole edilen etken Klebsiella pneumoniae olup bunu ikinci sıklıkta Acinetobacter baumannii izlemiştir. Sonuç: Koronavirüs hastalığı-2019, VİP gelişimi için önemli bir risk faktörüdür ve COVID-19 ilişkili VİP, COVID-19 dışı VİP'e göre farklı klinik ve mikrobiyolojik özellikler göstermektedir. Koronavirüs hastalığı-2019 ilişkili VİP olgularında ARDS, kortikosteroid kullanımı ve çok ilaca dirençli bakterilerin daha sık görülmesi, enfeksiyona bağlı morbidite ve mortalitenin azaltılabilmesi için bireyselleştirilmiş antimikrobiyal tedavi stratejilerine duyulan gereksinimi vurgulamaktadır.