YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDEKİ COVİD-19 PCR POZİTİF VE PCR NEGATİF ŞÜPHELİ HASTALARIN BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ BULGULARININ KLİNİK VE LABORATUVAR VERİLERİ AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI

MURATHAN KOKSAL, ERDEM OZKAN, ELMAS UYSAL, HANDAN ANKARALİ, ISİL OZKOCAK TURAN, ADALET AYPAK

Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi - 2022;12(2):127-134

Department of Radiology, Ankara City Hospital, Ankara City Hospital, Ankara

 

Amaç: 2019 yılında başlayan ve kısa sürede hayatımızda köklü değişikliklere neden olan Coronavirus hastalığı (COVID-19) küre¬sel salgını, hastanelerin yoğun bakım ünitelerine de aşırı iş yükü oluşturmuştur. Bu süreçte COVID-19 hastalığı şüphesiyle yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastaların gerçekte enfekte olup ol¬madığının ayrımı her zaman kolay olmamaktadır. Bu çalışmadaki amacımız, yoğun bakımda COVID-19 ön tanısıyla takip edilen PCR (+) ve PCR (-) hasta grupları arasındaki olası klinik, laboratuvar ve bilgisayarlı tomografi bulgularını ortaya koymaktı. Materyal ve Metot: COVID-19 olduğu ters transkriptaz polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) ile doğrulanmış 83 hasta ile RT-PCR negatif olan, ancak klinik ve radyolojik olarak COVID-19 açısından şüpheli 80 hastayı değerlendirdik. Hastaların BT bulgularını Kuzey Amerika Radyoloji Derneği (RSNA) kategorilerine uygun olarak sınıf¬ladık. Ayrıca birçok laboratuvar değerini, klinik olarak hastalık seyrini, bulaş kaynağını ve şikayetlerini dökümante ettik. İki hasta grubu ara¬sında, elde edilen verilerin istatistiksel analizini gerçekleştirdik. BULGULAR: Tipik radyolojik görünüm, pozitif grupta anlamlı olarak daha yüksekti, şüpheli grupta ise atipik görünüm anlamlı olarak daha yüksekti (p = 0.001). Belirsiz ve negatif kategorilerde iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu. Laboratuvar bulgularına göre, ar¬dışık organ yetmezliği değerlendirmesi (SOFA) skoru, d-dimer, nötrofil, beyaz küre, trombosit, nötrofil/lenfosit oranı (NLR) orta¬lamaları RT-PCR pozitif grupta anlamlı derecede düşüktü. Diğer laboratuvar bulguları açısından iki grup arasında anlamlı fark yoktu. SONUÇ: Sonuç olarak bu iki hasta grubunun ayrımının güç olabi¬leceği fakat bize yardımcı olabilecek bazı klinik, laboratuar ve BT bulgularının olabileceğini tespit ettik.