Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

YOĞUN BAKIMDA PRONE POZİSYONA BAĞLI BASINÇ YARALANMASI GÖRÜLME SIKLIĞI: RETROSPEKTİF ÇALIŞMA

Canan KAŞ, Selda KARAVELİ ÇAKIR, Elmas YILMAZ

Yoğun Bakım Hemşireliği Dergisi - 2026;30(1):47-53

Kastamonu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Ebelik Bölümü , Kastamonu , Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmada, bir kamu hastanesinin yoğun bakım ünitesinde prone pozisyon uygulanan hastalarda basınç yaralanması görülme sıklığının retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma retrospektif tanımlayıcı tasarımda yürütülmüştür. Ocak 2021 -Aralık 2023 tarihleri arasında yoğun bakım ünitesinde yatan ve prone pozisyon uygulanan toplam 31 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 65,03+/-11,16 olarak hesaplanmıştır ve %58,1'inin erkek olduğu belirlenmiştir. Ortalama beden kitle indeksi 28,21+/-2,04 olarak bulunmuştur. Hastaların %74'ünün solunum sistemi hastalıkları nedeniyle yoğun bakıma yatırıldığı saptanmıştır. Hastaların %81,8'inin en az bir kronik hastalığa sahip olduğu, %18,2'unun ise birden fazla kronik hastalığının bulunduğu belirlenmiştir. En sık görülen kronik hastalığın hipertansiyon (%51,9) olduğu tespit edilmiştir. Hastaların günlük prone pozisyonda kalma süresi ortalama 17,41+/-6,07 saat olarak hesaplanmıştır. Prone pozisyona bağlı basınç yaralanmasının ortalama 2,23+/-1,35 günde ortaya çıktığı belirlenmiştir. Hastaların %32,3'ünün prone pozisyonda üç gün kaldığı saptanmıştır. Basınç yaralanması gelişen hastalarda en sık etkilenen bölgelerin diz (%26,9) ve alın (%26,9) olduğu görülmüştür. Hastaların %80,6'sında (n=25) basınç yaralanması gelişmiştir. Basınç yaralanması gelişen hastaların %68'inde yaralanmanın Evre 1 olduğu belirlenmiştir. Basınç yaralanması gelişme durumu ile yaralanmanın ortaya çıkış günü arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunduğu saptanmıştır. Buna karşın yaş, cinsiyet, kronik hastalık varlığı, beden kitle indeksi ve prone pozisyonda kalma süresi ile basınç yaralanması gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadığı belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada prone pozisyonda kalma süresinin basınç yaralanması oluşumunda etkili olduğu belirlenmiştir. Buna karşılık yaş, cinsiyet, kronik hastalık varlığı ve beden kitle indeksinin basınç yaralanması gelişimi üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Prone pozisyon uygulanan hastaların basınç yarası riski açısından dikkatle izlenmesi ve önleyici girişimlerin düzenli olarak uygulanması önerilmektedir.