Ekin Deniz GÜMÜŞTAŞ
Bozok Tıp Dergisi - 2026;16(3):549-561
Amaç: Bu çalışmada, Yozgat ilindeki bir ilçe devlet hastanesi psikiyatri polikliniğine bir yıl içinde yapılan ayaktan başvuruların sosyodemografik özellikler, başvuru nedenleri ve tanı/kod dağılımları açısından incelenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmada 1 Mart 2024-28 Şubat 2025 tarihleri arasındaki başvurular retrospektif olarak değerlendirildi. Kurumda psikiyatri yataklı servisi bulunmadığından çalışma yalnızca ayaktan poliklinik başvurularını kapsamaktadır. Hastane kayıtlarından yaş, cinsiyet, medeni durum, başvuru nedeni, mevcut tedavi durumu ve tanı/kod bilgileri elde edildi. Analizlerde başvuru kayıtları esas alındı; sosyodemografik özellikler tekrar eden başvurular ayrıştırılarak hasta düzeyinde değerlendirildi. Değişkenler tanımlayıcı istatistikler, ilişki analizleri ve birden fazla başvuru ile ilişkili faktörler açısından ikili lojistik regresyon analiziyle değerlendirildi. Bulgular: Çalışma döneminde 6.995 hastaya ait 11.091 başvuru kaydı incelendi. Hastaların %53,4'ü kadındı ve yaş ortalaması 47,71+/-18,70 yıldı. Hastaların %29,3'ünün birden fazla başvurusu vardı. Başvuruların %82,0'si rutin psikiyatri polikliniği başvurusuydu. Mevcut tedavi altında poliklinik kontrolü %60,8, ilaçsız/ilk poliklinik başvurusu %21,2 oranındaydı. Tanı/kod bulunan 11.016 kayıtta en sık gruplar karışık anksiyete ve depresif bozukluk (%43,1), anksiyete bozuklukları (%21,5) ve Z kodlarıydı (Z02.7, Z00.4, Z02.4; %19,9). Ruhsal bozukluk tanısı bulunan 8.819 kayıtta karışık anksiyete ve depresif bozukluk %53,8 ile ilk sıradaydı. Cinsiyet ile başvuru nedeni ve tanı/kod dağılımı arasında anlamlı ilişki saptandı. Sonuç: Bulgular, ilçe düzeyindeki ayaktan psikiyatri pratiğinde anksiyete-depresyon eksenindeki başvuruların öne çıktığını göstermektedir. Ayrıca Z kodlarıyla ilişkili başvurular başvuru kompozisyonunda dikkate değer yer tutmaktadır.