SÜHEYLA AYTAÇ ARSLAN, YILDIZ YÜKSELEN GÜNEY, MUZAFFER BEDRİ ALTUNDAĞ, HAYATİ ABANUZ, GÜLÇİN ERTAŞ, ERDAL DEMİR, SEMA DURMUŞ DÜZGÜN, BEKTAŞ KAYA
Turkish Journal of Oncology - 2014;29(3):97-103
AMAÇ Yüksek gradlı glial tümör tanısıyla adjuvan radyoterapi alan hastaların demografik özelliklerinin, genel sağkalımlarının ve prognoza etki eden faktörlerinin incelenmesi. GEREÇ VE YÖNTEM Ocak 2003-Aralık 2007 tarihleri arasında yüksek gradlı glial tümör tanısıyla radyoterapi uygulanan 128 (81 erkek, 47 kadın) erişkin hasta verileri geriye dönük olarak incelendi. Patolojik tanı almış hastalar %98 oranındaydı ve bu hastaların %46’sına (n=58) total eksizyon, %34’üne (n=43) subtotal eksizyon ve %14’üne (n=18) biyopsi yapıldı. Grad 3 hastalarda ortanca yaş 46, grad 4 hastalarda ortanca yaş 53 olarak bulundu. KPS ≤70 olan hastalar %40 (n=50) oranındaydı. Temozolamid, GBM tanılı hastaların 16’sında eş zamanlı, 14’ünde adjuvan olarak verildi. BULGULAR Ortanca takip süresi 12 ay (1-80) olan tüm hasta grubunda bir ve üç yıllık genel sağkalım sırasıyla %44.5 ve %15.3’tü. Grad 3 hastalarda ortanca sağkalım 21 ay, grad 4 hastalarda ortanca sağkalım dokuz aydı. Yaşın 50’nin altında olması (p=0.002), biyopsiye oranla total ve subtotal rezeksiyon yapılmış olması (p<0.001) ve cerrahi öncesi KPS’nin 70’in üstünde olması (p<0.001) iyi prognostik özellik taşımaktaydı. Temozolamidin eş zamanlı ve/veya adjuvan verilmesi grad 4-GBM tanılı hastalarda sağkalımı önemli oranda pozitif etkilemişti (p=0.02 ve p<0.001). SONUÇ Çalışmamızda yaş, rezeksiyon genişliği ve KPS sağkalıma etki eden faktörler olarak bulunmuştur. Eş zamanlı ve/veya adjuvan temozolamid az sayıda GBM tanılı hastada kullanılmış olsa da bu hastalarda sağkalım üzerine olumlu katkı sağladı.