YÜKSEK YOĞUNLUKLU ARALIKLI YÜKLENME SONRASI TÜM VÜCUT KRİYOTERAPİSİ VE SOĞUK SU UYGULAMASININ TOPARLANMA ÜZERİNE AKUT ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Hasan AYTEPE, Aysel PEHLİVAN, Emin ERGEN, Tuba MELEKOĞLU, Emre AK, Müşerref DEMİR, Kemalettin SEREN

Spor Hekimliği Dergisi - 2026;61(2):62-76

Faculty of Sport Sciences, Haliç University, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, antrenmanlı bireylerde yüksek yoğunluklu aralıklı yüklenme sonrasında uygulanan toparlanma yöntemlerinden tüm vücut kriyoterapisi, soğuk su uygulaması ve pasif dinlenmenin; kan laktat düzeyi, kas/tendon sertliği ve kalp atım hızı üzerindeki akut etkilerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: On altı antrenmanlı erkek sporcu, VO2max'ın %130'unda 45 saniyelik yüklenme ve 6 km/s hızla 45 saniyelik dinlenme periyotlarından oluşan, bitkinlik noktasına kadar devam eden bir yüksek yoğunluklu aralıklı yüklenme protokolü uyguladı. Kan laktat düzeyi, kalp atım hızı ve kas-tendon elastikiyeti, tonusu ve sertliği; yüklenme öncesinde, yüklenmeden 3 dakika sonra, toparlanma uygulamaları hemen sonrasında ve toparlanmadan 10 dakika sonra ölçüldü. İstatistiksel analizler Jamovi (v2.3.28.0) programı ile gerçekleştirildi. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanıldı. Zaman içindeki değişimler Tekrarlı Ölçümler ANOVA ile analiz edildi ve anlamlı farklılık durumunda ikili karşılaştırmalar yapıldı. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlendi. Bulgular: Tüm gruplarda kan laktat konsantrasyonu ve kalp atım hızında anlamlı düşüş gözlendi (p<0,05). Ancak gastroknemius kası ve aşil tendonu dokularının elastikiyet, tonus ve sertlik değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik tespit edilmedi (p>0,05). Toparlanma uygulamaları sonrasında ve 10 dakika sonra gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Sonuç: Bu bulgular, soğuk uygulamalar olan tüm vücut kriyoterapisi ve soğuk suya daldırmanın, pasif dinlenmeye benzer etkiler gösterdiğini ve bu bağlamda ek bir toparlanma avantajı sağlamadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, sınırlı toparlanma süresi olan sporlarda soğuk uygulamaların fizyolojik olarak zorunlu olmadığını düşündürmektedir.