Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

YÜZEY ELEKTROYOGRAFİSİNİN KLİNİK UYGULAMADA YAYGIN KULLANIMINA YÖNELİK ENGELLER VE KOLAYLAŞTIRICI FAKTÖRLER: TÜRKİYE’DE KESİTSEL BİR ÇALIŞMA

VEYSEL ALCAN, MURAT ZİNNUROĞLU, ABDULVAHAP KAHVECİ, HİLMİ UYSAL ERDEM DEMİR, HAKAN TÜZÜN

Türk Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Dergisi - 2025;36(1):79-91

 

Amaç: Yüzey elektromiyografisi (sEMG), nöromüsküler sistemlerin mekanizmalarını anlamaya yönelik kanıta dayalı uygulamanın bir parçası olarak çok yararlı ve önemli niceliksel elektrofizyolojik bilgiler sağlayan invazif olmayan bir araçtır. sEMG’nin çok çeşitli alanlarda (örneğin nörofizyoloji, fizyoterapi, biyolojik geri bildirim, yürüyüş analizi, ergonomi, mesleki tıp, nörorehabilitasyon vb.) birçok uygulaması vardır. SEMG’de çok sayıda yayın, kitap, eğitim ve ilerleme bulunmasına rağmen klinik kabulündeki eksikliği ile karakterize edilen bir boşluk bulunmaktadır. Bu çalışma, sEMG’nin klinisyenler arasında yaygın olarak kullanılmasının önündeki kolaylaştırıcı ve engelleyici faktörleri araştırmayı amaçlamıştır. Yöntemler: Tıp doktorları, fizyoterapistler ve klinik dışı araştırmacılar da dâhil olmak üzere potansiyel sEMG uygulayıcılarına 46 maddelik çevrimiçi bir anket uygulandı. Tanımlayıcı istatistikler ve çapraz tablolama testleri kullanıldı. Sonuçlar: Bu çalışma, sEMG’nin klinik potansiyeli ve faydalarına ilişkin ortak algıya rağmen yüksek klinik kabulüne sahip olmadığını buldu. Yaygın olarak araştırma amacıyla kullanılmıştır. En büyük engellerin, sEMG’nin zayıf eğitim geçmişi nedeniyle sEMG sinyalleri ve sistemleri hakkında bilgi ve deneyim eksikliği olduğu bulundu. sEMG kullanım amacı karşılaştırıldığında, tanı (p=0,002) ve araştırma (p=0,004) açısından istatistiksel farklılıklar vardı ancak tedavide herhangi bir farklılık yoktu (p=0,103). sEMG kursu alan ve almayan katılımcılar arasında da anlamlı istatistiksel farklılıklar bulundu (p=0,009). Tartışma: Bulgular Hollanda Modeli gibi multidisipliner lisans ve yüksek lisans programlarına ihtiyaç duyulduğunu göstermiştir. Çünkü sEMG’deki ilerlemelerin tıbbi ve teknik bilgi ile birlikte yeni mesleki beceriler gerektirdiğini göstermektedir.