YÜZEY İŞLEMLERİNİN YAŞLANDIRILMIŞ CAM SERAMİKLER İLE KOMPOZİT REZİN ARASINDAKİ TAMİR BAĞLANMA DAYANIMINA ETKİSİ: İN VİTRO BİR ÇALIŞMA

Melika AHMAD, Bilgehan KOTTAŞ, Abdulhaluk SAVAŞ, Tuba YILMAZ SAVAŞ, Ceyda AKIN

Selcuk Dental Journal - 2026;13(2):184-190

Selcuk University, Faculty of Dentistry, Department of Prosthetic Dentistry, Konya, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, cam boncuk partikülleriyle abrazyonun ve farklı primer sistemlerinin, iki farklı yaşlandırılmış cam seramik ile kompozit rezin arasındaki tamir bağlanma dayanımına etkisinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Lösit ile güçlendirilmiş cam seramik (G-Ceram) ve lityum disilikat cam seramik (IPS e.max CAD) materyallerinden toplam 80 örnek hazırlandı. Termal döngü işleminin (5-55 dereceC, 30 saniye bekleme süresi, 5000 döngü) ardından her seramik materyaline ait örnekler beş deney grubuna ayrıldı (n=8): kontrol (C), 50 µm cam boncuk partikülleriyle hava abrazyonu (GB), %37 fosforik asitle pürüzlendirme ve ardından Clearfil Ceramic Primer Plus uygulaması (CP), Monobond Etch & Prime uygulaması (MEP) ve %4,8 hidroflorik asitle pürüzlendirme ve ardından Monobond N uygulaması (MN). Yüzey işlemlerinden sonra tüm örneklere universal adeziv (Nova Compo B Plus) uygulandı. Ardından nanohibrit kompozit rezin (Clearfil Majesty Esthetic) yerleştirildi. Örnekler 37 dereceC'de distile suda 24 saat bekletildikten sonra makaslama bağlanma dayanımı testine tabi tutuldu (1 mm/dakika). Veriler iki yönlü varyans analizi, Tukey HSD ve Bonferroni post hoc testleri kullanılarak istatistiksel olarak analiz edildi (alpha=0,05). Bulgular: Yüzey işlemi ile yüzey işlemi ve seramik materyali arasındaki etkileşim, tamir bağlanma dayanımı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etki gösterirken (P<0,05), seramik türünün ana etkisi anlamlı değildi (P>0,05). C ve GB gruplarının ortalama bağlanma dayanımı değerleri, CP, MEP ve MN gruplarından anlamlı düzeyde daha düşüktü (P<0,05). Lityum disilikat seramiklerde en yüksek bağlanma dayanımı CP ve MN gruplarında elde edildi ve bu iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmadı (P>0,05). Lösit ile güçlendirilmiş seramiklerde ise MN grubu, CP grubundan anlamlı düzeyde daha yüksek bağlanma dayanımı gösterdi (P<0,05). Yüzey işlemlerinin genel etkisi her iki seramik türünde benzer olmakla birlikte, CP grubundaki lityum disilikat örnekler lösit ile güçlendirilmiş seramiklerden daha yüksek bağlanma dayanımı sergiledi (P<0,05). Sonuç: Fosforik veya hidroflorik asitle pürüzlendirmeyi takiben farklı primerlerin uygulanması, lityum disilikat seramiklerde en yüksek bağlanma dayanımının elde edilmesini sağlamıştır. Lösit ile güçlendirilmiş seramiklerde ise hidroflorik asitle pürüzlendirme sonrasında uygulanan silan esaslı işlem en etkili yöntemdir. Genel olarak, test edilen primerler yaşlandırılmış cam seramiklere bağlanmayı anlamlı düzeyde artırarak tamir işlemlerinde kullanılabileceklerini göstermiştir.