Büşra ERGEN TURAN, Gülay YAZICI
Akdeniz Hemşirelik Dergisi - 2026;5(2):111-118
Ameliyat sonrası ağrı, hastaların fizyolojik iyileşme sürecini, psikolojik durumunu, konfor düzeyini, mobilizasyon hızını ve genel bakım memnuniyetini doğrudan etkileyen önemli bir klinik sorundur. Ameliyat sonrası dönemde etkili ağrı yönetiminin sağlanamaması; geç mobilizasyon, uzamış hastanede kalış süresi, komplikasyon riskinde artış ve yaşam kalitesinde belirgin düşüş gibi olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. Geleneksel olarak ağrı kontrolünde farmakolojik yöntemler temel yaklaşım olarak benimsenmiş olsa da analjezik ilaçlara bağlı gelişen yan etkiler, tolerans ve bağımlılık riski, maliyet yükü ve tüm hastalarda aynı terapötik etkinin sağlanamaması nedeniyle nonfarmakolojik yöntemlere yönelik ilgi giderek artmaktadır. Bu bağlamda rehberlikli imgeleme, hastanın zihninde huzur, güven ve kontrol duygusu oluşturan sahnelere odaklanmasını sağlayarak gevşeme yanıtını aktive eden, bilişsel-davranışsal temelli bir zihin-beden tekniği olarak öne çıkmaktadır. Güncel literatür, rehberlikli imgelemenin ameliyat sonrası ağrı düzeylerinin azaltılmasında, analjezik gereksiniminin düşürülmesinde, kaygı ve stresin hafifletilmesinde ve uyku kalitesinin artırılmasında anlamlı olumlu etkiler sağladığını göstermektedir. Aynı zamanda müdahalenin düşük maliyetli, yan etkisiz, kolay öğretilebilir ve hemşireler tarafından bağımsız olarak uygulanabilir bir yöntem olması, cerrahi hemşireliği pratiğinde kullanım potansiyelini artırmaktadır. Bu derleme, rehberlikli imgelemenin cerrahi hastalarının bakım süreçlerine entegrasyonunun, bütüncül ve hasta merkezli bir ağrı yönetimi yaklaşımının güçlendirilmesine katkı sunacağını ortaya koymakta ve hemşirelik uygulamalarında kanıta dayalı nonfarmakolojik stratejilerin önemini vurgulamaktadır.